Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hayatın Futbolu - Altan Tanrıkulu Röportajı

22 Mayıs 2013 Çarşamba


Hayatın Futbolu ekibi olarak röportajlarımız tüm hızıyla sürüyor. Futbolu takip eden herkesin tanıyacağı bir isimle bu sefer sohbetimiz. Altan Tanrıkulu ile, ''Altan Abi'' ile... Anadolu Yakasındaki evinde ağırladı bizi Tanrıkulu ailesi. Kapıda karşılayan da küçük Emir oldu. Kamera ve ekipmanlara olan merakı ''geleceğin medyacısı'' izlenimini verdi bize.

Altan Tanrıkulu'nun kendine ait bir bilet koleksiyonu var. Üzerinde çalışmaya 1996 yılında başlamış. Koleksiyon derken öyle basit bir koleksiyon değil, dosyalarca bilet var. İlk Dünya Kupasından tutun da bildiğiniz tüm efsane maçlara, trajedilere sahne olmuş  Heysel bileti bile var. Türk takımlarının Avrupa'da oynadığı karşılaşmaların tüm biletleri var neredeyse. Sadece birkaç maç eksik. Yani küçük Emir'i adeta bir hazine bekliyor.


Bize kalsa saatlerce biletleri inceleyip üzerine sohbetler edebilirdik ama yapmamız gereken bir röportaj var.

Bu sezonu nasıl yorumluyorsunuz, futbolun içinden birisi olarak?

Bu sezon Lig TV'de değil de Show TV ve Skytürk'te çalıştım. Bu yüzden diğer sezonlara göre daha az maç izlediğim bir sezon oldu. Yerinde maç izlemek benim için çok heyecan verici bir olaydır. Pazar günü programımız olduğu için Pazar maçlarına hiç gidemedim mesela. Televizyondan izlediğim maçlar hakkında yazı yazmaktan keyif almıyorum. Ama maalesef Rıdvan Dilmen'inden Şansal Büyüka'sına, Hıncal Uluç'undan Ahmet Çakar'ına, Uğur Meleke'sinden Mehmet Demirkol'una, birçok kişi bu durumda kalıyor. Ben kendim bir ilke edinmiştim; sadece izlediğim maçlarla alakalı yazacaktım. Bu sezon bunu yapamadım. Bu yüzden üzgünüm. Kendi açımdan mesleki bir değerlendirme yapmak istedim.
Bu sezon futbolun ileri gittiğini düşünüyorum. Şöyle düşünelim; 72 puan topladı Galatasaray,  sonuncu Mersin 21 puan topladı, ikisinin toplamı 93 yapar. 2'ye bölersen 46,5 yapar. Ligin 8.si ve 9.sunun puanı 46. Ligin aritmetik ortalaması geometrik ortalamasıyla aynı. Dengeli bir lig olduğunu gösterir bu. Bayern munih, 6 hafta önceden ilan etmiş şampiyonluğunu, en erken biten lig olmuş, en çok puan topladığı lig olmuş. Barcelona hemen hemen aynı  Manchester hemen hemen aynı, İtalya'da Juventus hemen hemen aynı. Yani Avrupa'ya baktığınızda bizdeki heyecan çok fazla yoktu, bizdeki çekişme çok fazla yoktu. Fenerbahçe Gençlerbirliği'ne yenilmemiş olsaydı, ben yine Galatasaray'ı şanslı görüyorum son hafta Trabzon'u yenerdi çünkü, joker maçtı o. Hak edilmiş bir şampiyonluktur bu. Özetle ligin kalitesi yukarıya çıktı bu sezon.


Fenerbahçe oldukça fazla para harcadı transferlere, bir tarafta da bu sezona ''Feda'' sezonu diyen bir Beşiktaş var. Sezon sonunda aradaki puan farkı sadece 3. Sizce Beşiktaş mı başarılı, Fenerbahçe mi başarısız?


Puan olarak bakarsan söylemlerinde haklı olabilirsin, ben puan olarak bakmıyorum 2.lik Fenerbahçe için başarıdır. Eğer Avrupa Ligi'nde yarı final oynamamış olsaydı bence hayal kırıklığı olurdu. Galatasaray'dan 16-17 maç fazla oynuyorsun, Beşiktaş'tan belki de 20 maç fazla yapıyorsun. Bu önemli bir kriter. Yarıştığın takımın 3 puan önündesin ama Beşiktaş çok büyük avantajlara rağmen bunu değerlendiremedi. Şöyle diyelim; bu ligde her zaman Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray ilk üçte yer almıyor. Bursaspor da giriyor, Trabzonspor da giriyor yarışa. Bu sene giremediler başka takımlar. Fenerbahçe bu kadar krize rağmen, Alex krizi vs. düşüş yaşayabilirdi ama yaşamadı. Beşiktaş'ı başarılı buluyorum. Her şeye rağmen iyi bir yerde bitirdi. Avrupa kupaları için de önemli bir mücadele olacak gelecek sene.


Aragones döneminde de Fenerbahçe 61 puan topladı diye hatırlıyorum. Başarısız kabul edilip gönderilmişti Aragones...


Aragones döneminde Fenerbahçe galiba 4. oldu.2.lik ve 4.lük arasında da büyük bir fark var. Şampiyonlar ligine gitme maçı oynayacak Fenerbahçe. Basel şampiyon olursa seri başı olacak. O yüzden 4.olsaydı Aykut Kocaman'la da yollar ayrılabilirdi. Türkiye Kupası kaybedilirse yine seyircinin bir baskısı olacaktır Aykut Kocaman üzerinde. Yönetim yeni sezona Aykut Kocaman'la başlayacaktır bu sezon. Ama gelecek ne getirir bilemeyiz. Her takımın başarılı olmasını diliyorum. Ben Fenerbahçeliyim Fenerbahçe başarılı olursa, Avrupa'da ilerlerse daha mutlu olurum. Türk futbolunun iyi yerlere gitmesi için Fenerbahçe yeterli değil, rekabetle birlikte toplu olarak yukarı çıkmak lazım. Bu da Galatasaray, Trabzon, Beşiktaş ve diğer takımların başarılı olmasından geçiyor.


Bu sezonun en başarılı Teknik adamı kimdir sizce? Aykut hoca ve Fatih Terim dışında ligin aşağılarına inersek?


Prosinecki. 19 puan toplayan ve küme düşme hattına yakın bir takımı toplayıp ligde çok önemli bir yere getirdi. Yılmaz Vural da iyi iş yaptı. Ama Yılmaz Vural'ın iyi iş yapması biraz da Orduspor'un ve Mersin'in zafiyetinden kaynaklandı diye düşünüyorum. İBB'nin Webo'yu satmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Yoksa çok harika bir futbol oynayıp kalmadılar. Ama Kayserispor düşme hattından çıkıp önemli yerlere geldi. Prosinecki zaten önemli bir futbolcuydu. Burada da iyi iş başardı.


''ARAGONES, CUPER GİBİ İSİMLERİN DÖNEMİ GEÇTİ. HEYNCKES BİLE BU KADAR BAŞARIYA RAĞMEN BIRAKIYOR.''


Orduspor hakkında ne düşünüyorsunuz?  Sezon başında Avrupa hedefiyle yola çıkmışlardı ama küme düştüler. Bu düşüşü neye bağlıyorsunuz? Hedeflenenle elde edilen arasında dağlar kadar fark var.

Söylemlerinin hepsine katılıyorum. Hector Cuper'i biraz araştırmak lazımdı getirmeden önce. Zaten Yunanistan'da da bir düşüş içerisindeydi çok fazla kulüp değiştiriyordu. İsmi büyük bir teknik adam ama o isimlerin, -Aragones,Cuper vs. dönemlerinin geçtiğini düşünüyorum.  Heynckes bile bu kadar başarıya rağmen bırakıyorum diyor. Ferguson mesela. İnan ki 3-4 yıl daha götürür hiçbir şeye karışmasına gerek yok. Ama bırakıyorum diyor. Yani Hector Cuper'in de Orduspor'a, Türk futboluna katacağı birşey olduğunu düşünmüyordum. Artık gençlik çağındayız. CEO'lar 25-30 yaşında seçiliyor dünya şirketlerinde. Google'ı, Facebook'u kuran çocukların yaşları ortada. O yüzden futbolcularla mücadele etmiyorsunuz artık. İletişim kurmanız lazım. Bu tip yaşlı teknik direktörler futbolcularla mücadele ediyorlar çünkü farklı bir jenerasyondan geliyorlar. Farklı jenerasyondan geldikleri için de onların sorunlarını anlamakta sıkıntı çekiyorlar. Sosyal medyayı iyi kullanan, blog yazan teknik direktörler olmalı artık. Antrenman dışında zamanın da var bolca. Futbolcular da bunu yapabilir. Mesela Alex'i bu konuda tebrik etmek lazım. Sosyal medyayı kullanarak çok iyi bir ortam oluşturuyordu kendine. Dünyada bunun çok örnekleri var. Mesela Mesut Özil çok etkin kullanır, Drogba da öyle. Bunlar çok güzel şeyler. Teknolojik yenilikleri ve imkanları camiana zarar vermediğin sürece, bir silah olarak kullanmadığın sürece işin içine girmek çok güzel bence.


''BEN FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYON OLMASINI BEKLİYORDUM. GALATASARAY'IN ŞAMPİYONLUĞU BANA GÖRE SÜRPRİZ OLDU.''


Bu sezonun en çok sürpriz yaratan takımı ve oyuncusu kim?

Bana sorarsan Galatasaray. Ben Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını bekliyordum bana göre sürpriz oldu. Ama en büyük sürpriz Trabzonspor'un ligdeki durumu. Oyuncu bazındaki sürpriz pozitif anlamda Batalla,  Bursaspor'u bulunduğu noktaya taşıyan 2 teknik direktör ve Batalla oldu. Negatif anlamda sürpriz yaratan ise gözlemlerime göre Volkan Demirel. 

Ligin ilk yarısındaki Akhisar ile ikinci yarısındaki Akhisar arasında çok fark var. Gekas mı değiştirdi herşeyi? Taktiksel anlamda tek eksikleri bir golcü müydü?

Futbol çok enteresan bir oyun. Hiç oyuncu alıp göndermeyen Antalyaspor erteleme maçında Akhisar'ı yenmiş olsa Galatasaray'la aynı puanda ligi bitiriyordu. 2. yarıda düşme hattına yaklaşıyordu. Bu yüzden sadece oyuncu geliş-gidişleriyle açıklanamaz bazı durumlar.  Her şeyi Gekas'a bağlamamak lazım. Sercan'a, Kenan'a, kaleci Oğuz'a, Çağdaş'a ve o takımdaki diğer isimlere haksızlık olur bu. Her şeyden önce Akhisar'ı sahiplenen bir yönetimi var.

Düşen takımlar sürpriz oldu mu sizin açınızdan?

Mersin'in düşeceğini beklemiyordum. Galatasaray'la içeride 1-1 berabere kaldı. Fenerbahçe'ye de 90.dk golüyle yenildi. Orduspor'un düşmesini istiyordum. Sıkıcı ve kapanan bir futbol oynuyordu. İBB'nin de lig takımı olmadığı için düşmesini istiyordum. Seyircisi yok ve farklı formatta bir takım. Olimpiyat Stadyumunda oynuyor maçlarını. Soğuk geliyor bana. Taraftarları başka bir yere transfer olsa çok güzel olur. Bozbaykuşlardan söz ediyorum.

 Düşen takımların kadrosu çok güçlüydü. Direk bu 3 takımı önümüzdeki sezon ligde görebilir miyiz?

Hayır. Bazı oyuncularını mutlaka kaybederler. Stancu'nun, Hasan Kabze'nin, Nobre'nin kesinlikle Süper Lig'de kalacağını düşünüyorum. Zaten o kulüpler de mali açıdan o oyuncuların maliyetini orada karşılayamazlar. Manisaspor'a bakıyoruz geçen sene düşmüştü bu sene play off'ta oynuyor. 4-5 tane Süper Lig kalitesinde oyuncuları var ve gayet iyi götürüyorlar.

Feda sezonu adı verilen bir sezonda Samet Aybaba getirildi takımın başına. Takım sezon sonunda 3. oldu. Samet Aybaba gönderilmek üzere veya gönderildi. Başarısız mı sizce? Haksızlık mı ediliyor?

Haksızlık diye düşünmeyelim. Dünyanın en başarılı takımlarından biri Barcelona. Mourinho'lu Real Madrid bu sene 6 kez karşılaştı ve  hiç yenilmedi onlara. Kral Kupasından eledi. Ve sezon başında İspanya Süper Kupası'nı kazandı. Yani teknik direktörlerin gitmesi gelmesi sadece başarıya bağlı değil. Bunu birazcık farklı algılamak lazım. Samet Aybaba Beşiktaş'ın beklentilerini başka yönde karşılayamayacağı için gidecek olabilir. Onun da bunu anlayışla karşılaması lazım. Sezon ortasında Ünal Aysal'la yaşadığı problemler yüzünden ''Eleman'' polemiği vs.Fatih Terim ayrılma noktasına geldi , Aykut Kocaman istifa etti sonra geri döndü, Şenol Güneş gibi Trabzonspor tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden biri ayrıldı. Hiddink milli takımdan ayrıldı. Evet artıları var 3.lük iyi bir sonuç, iyi de bir futbol oynattı. Ama sonuçta şampiyon yapmadı takımı

Peki Trabzonspor? Bu sene çok kötüydüler. Gelecek sezon bir toparlanma olur mu sizce?

Bence Trabzonspor çok kötü gidiyordu ve yaptıkları en iyi iş takımın başına Tolunay Kafkas'ı getirmek oldu. Çünkü Tolunay kendiyle yarışan bir insan, aşırı hırslı bir insan. Eşi Trabzonlu bu yüzden Trabzon camiasını da çok iyi tanıyan bir insan. Milli takımlarda görev aldı, Kayserispor'u çalıştırdı, gurbetçi ve yerli gençleri çok iyi tanıyor. Zaman zaman ekrana agresif görüntüler verebilir ama hırsını Fatih Terim gibi takıma pozitif yansıttığında kupada nerelere getirebildiğini gördük. İnşallah artılarıyla öne çıkar. Yönetimin ne olacağını bilmiyorum. Sadri Şener çok onayladığım bir başkan değil ''Ben olduğum sürece Fenerbahçeyle düşmanlık bitmeyecek.'' dedi. Bir vatandaşımız ölmüşken üstelik. Ben Tolunay Kafkas kalsın, Sadri Şener gitsin diyenlerdenim.

Şiddet olayları çok fazlar arttı bu sezonda. Bunda şüphesiz herkesin payı var. En son bir çocuk öldürüldü. Bu gelinebilecek son nokta olsa gerek. Devam edecek mi bu şiddet sizce?

Etmez. Devlet el koyar ve etmez

''DAYAK YEMESİ GEREKENLER YER, BİBER GAZI İSTEYENLER BİBER GAZI ALIR. POLİS ÇİZGİYİ AŞARSA CEZASINI ÇEKER.''


Özel güvenlikler çıkıyor, yerini polise bırakıyor artık tribünlerde. Bu şiddeti daha fazla tetiklemez mi?

Hayır. Dayak yemesi gerekenler yer, biber gazı isteyenler biber gazı alır. Polis eğer çizgiyi geçerse onlar cezalarını çeker ama bu olaylar engellenmiş olur. Sağlıklı bir şekilde vatandaşların maça gidebilmesi için zannediyorum 2 yıllık bir süre yeterli. İngiltere bununla uzun süre savaştı. Almanya neden dünya futbolunda zirve yapmaya başladı? Önce tribünlere bir bakmak lazım. Kombineler, okullu taraftarların artması. Herkesin bir show içerisinde maçı seyretmesi ama maça da katılması. Schalke ve Borussia Mönchengladbach maçlarında nasıl etki ettiklerini gördük. Sizi her anlamda yukarı taşıyan bir sistemleri var. Bizim de yavaş yavaş oraya geleceğimizi düşünüyorum.

Kadrolar daha belli değil ama özellikle 2 takımımız, Galatasaray ve Fenerbahçe'yi Avrupa'da nerede görüyorsunuz önümüzdeki sezon?

2 takım olarak bakmayalım. 5 takımın da kendine uygun transfer yapması lazım. Çünkü Fenerbahçe ve Galatasaray'a çıkacak takımlara karşı  transfer yapacak.  Ama diğer 3 takıma çıkacak takımlar daha alt seviyede. Onlar da transfer yapacak. Mesela Trabzon Videoton'u elemeliydi. Bursaspor Twente'yi eliyordu. Gelecek sene doğru hamleleri yapabilirsek en azından Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'ın dışında 1 takımı daha Avrupa Ligine atabilirsek gelecek sene bir Türk yılı olabilir. 2002'de Denizlispor'un yaptığını, Malatyaspor'un yaptığını, Gaziantepspor'un yaptığını, Gençlerbirliği'nin yaptığını unutmamak lazım. 



Not: Misafirperverliğiyle bizi oldukça mutlu eden Tanrıkulu ailesine teşekkürler.


Hayatın Futbolu - Ali Ece Röportajı

3 Nisan 2013 Çarşamba


İlk röportaj deneyimi sandığımız kadar kolay başlamamıştı bizim için. Kiminle yaptığın da önemli tabi ki bunu. Bu kişi sevdiğin bir yorumcu olunca işler daha da heyecan verici olabiliyor sizin açınızdan. Evine gittiğimizde heyecanımız bir kat daha arttı. Ama kapıyı açıp karşımızda sakin ve sıcak tavırlarıyla bizi de rahatlatan adamı görünce kapıdan girerken ki heyecanımız yok olup gitmişti. Çok vakit kaybetmeden bahçesindeki çardağa geçtik. Koyu bir sohbete daldık. O kadar koyu ki röportaj hiçbirimizin aklına bile gelmiyordu. Lakin önemli bir sorunumuz vardı; zaman. Hemen sorularımızı yöneltmeye başladık Ali Ece'ye...

Hakem hatalarının sıralamaya etki ettiğini düşünüyor musunuz ? Skorları çok etkilemediler mi  yaptıkları hatalarla ?

Şöyle söyleyeyim tabi ki etki ettiler. Zaten böyle tarihsel olarak sürekli ediyorlar. Ama şöyle de bakmak lazım; Türkiye kaç yıl boyunca adaletli yönetildi ki, biz hakemlerinden çok iyi bir adalet bekliyoruz? Mesela herkes şeyi söyler; ''Dünya Kupasında çok hakem hatası var, Dünya Kupasında hiç adalet yok.'' Dünyada ne kadar adalet var ki? Ona önce sen bir tepki göster sonra bu iş belki düzelir. Genelde bu hakem hataları dediğin güç ilişkilerinden dolayı ortaya çıkıyor. Fransa elle gol attığı zaman hakem görmezden geliyor çünkü UEFA başkanı Fransız. Zlatan İbrahimovic PSG'de oynuyor diye onun cezası iptal edilebiliyor. Aynı Zlatan İbrahimovic  İnter'de Juventus'ta oynasa, Livorno'da oynasa mesela;  olmaz ama keyfine oynacak.''Ben çok seviyorum Livorno'yu aslıda içimde sakladım.'' diyecek. Livorno'da oynasa kesin iptal edilmez o ceza.

Peki yabancı hakem konusunda ne düşünüyorsunuz ?

Zamanında denendi hiç bir şey değişmedi. 70'li yıllara bakın var yabancı hakem, yine en iyisi Doğan Babacan'dı. O Dünya Kupası'na gitti. Türkiye'ye gelen diğer yabancı hakemler Dünya Kupası'na gidemedi.

Konu yabancılara gelmişken yabancı sınırı hakkında ne düşünüyorsunuz? Olmalı mı böyle bir sınır?

Büyük bir saçmalıktır. Çünkü yaşamınız nasılsa, ülkeniz nasılsa futbolunuz da öyle olmalı. Büyük şirketlerde yapsınlar hadi 5+3... 3 yönetim kurulu üyesi yedek bekleyecek. Arada gelecek arada prim alacak falan. Saçmalıktır. Avrupa'nın 5 büyük liginde İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da  İtalya'da falan nasılsa, en iyi liglerde nasılsa, en iyi milli takımlarda nasılsa bizde de öyle olmalı. İspanya en son 3 kupayı kazandı mı? 2008 Avrupa Şampiyonası, 2010 Dünya Kupası, 2012 Avrupa Şampiyonası. Hepsini kazandı. Yabancı sınırı mı vardı ligde? Hayır tam tersine. Demek ki hiç bir ilgisi yok milli takımla. Ben bununla ilgili çok da yazılar yazdım; İngiltere milli takımı tarihine bakalım 70'li yıllarda hiç bir şeye katılamıyorlar, 2 Dünya kupası'na da... Takım başına 1 yabancı bile düşmüyor. Şimdi en azından çeyrek final falan yapıyorlar. İngilizler hep kendilerini kandırırlar o konuda: ''İşte daha çok İngiliz oynasaydı...'' daha mı çok? Milli takımdaki en iyi oyuncuların; Gerrard ve Rooney. İrlanda'lı adamlar. Daha az iyi oyuncu olsalar, mesela yeğeni A. Gerrard İrlanda milli takımında oynuyor.

''TEPKİ GÖREN YÖNETİMLER TEPKİLERİ AZALTMAK İÇİN YILDIZ OYUNCU TRANSFER EDERDİ''

Ülkemizdeki takımların transfer politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce doğru politikalar mı izleniyor?

Son yıllarda düzeliyor. Daha önce çok kötüydü. Zaten hiç bir transfer politikası yoktu ki. O gün yönetim tepki görüyordu hemen o tepkileri azaltmak için yıldız oyuncu transferi yapılırdı. Yıldız oyuncu dedikleri 3 sene öncesinin yıldızı oluyordu. Ailton, Guiza, Galatasaray'da Adnan Sezgin baya yaptı. Mesela Zapata. Galatasaray'a gelmiş en kötü kalecidir. Hayrettin ağabey çok daha iyi kaleciydi kimse hakaret etmesin ona. En azından topa doğru atlıyordu Hayrettin ağabey. Zapata topa değil öbür tarafa atlıyordu. Atlamıyor muydu ? (Gülüşmeler)

Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Avrupa'daki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ? Kadrolara yapılan yatırımlara baktığımızda sizce de normal değil mi bu başarılar ? 

Türkiye'de futbolun kalitesi o kadar düşmüştü ki konjonktür olarak bakarsak son derece önemli başarılar. 2011 yılının yazında bir kabus yaşadık o kabustan sonra, o kabus da çözüldü çözülmedi tam olarak belli değil o iş. Ama iyi bir şey yani. Bütün takımlarımız geçsin. Yalnız şunlar birbirinden bağımsız şeyler; milli takım ve kulüp takımı. Mesela 2005'te İngilizler Şampiyonlar Ligini kazandı. Liverpool kazandı. 2006 Dünya Kupası çeyrek final penaltılarda elendin. Ama kulüp takımın hiç penaltılarda elenmez. Aynı oyuncular oynar. Jamie Carragher, Gerrard atar Liverpool'da, Scholes atar Manchester United'da, milli takıma gelince hepsi şaşar, penaltılarda elenirler. Demek ki çok bağlantılı şeyler değil bunlar. Milli takım başka bir şey. Kulüp takımları başka bir şey, lig başka bir şey. Mesela sen ligde 25 puan fark yaptın. Belçika'da var öyle son yıllarda 20 puan fark yapıp şampiyon olan takımlar. Ama Avrupa kupalarında hiç yok. Hepsi bir birinden bağımsız değişkenler. Hepsinin seviyesi aynı anda yükselirse tabi ki ülke futbolu o zaman tamamen yükselir.

Mesela Ronaldo ve Messi örneği...

Daha ne katkı versin adamlar. Portekiz'de Ronaldo gidip santrfor yetiştiremez ki evde saksı yetiştirir gibi. ''Ben Almeida'dan daha iyisini yetiştireceğim'' diyemiyor ki adam bir yandan da kendini yetiştirirken. Messi de bence milli takımda çok iyi. Ne yapsın Arjantin'in o kadar kötüydü ki savunma oyuncuları 2010 Dünya Kupasında. Gutierrez, Newcastle United'in şahane sol açığı sağ bek oynamak zorunda kaldı. Bir de herkes Maradona'ya kızıyor. Maradona kadar başınıza Maradona'nın eli yağsın.

''AYKUT KOCAMAN ŞU ANDA POTANSİYELİNİN %25 - %30'UNU YANSITABİLİYOR''

Ülkemizden çok uzaklaşmayalım... Aykut Kocaman'ı başarılı buluyor musunuz? Neler katmıştır Fenerbahçe'ye?

Çok şey katmıştır. Sadece o 3 Temmuz sürecinde yaptığı liderlik yeter. Bir de şunu söyleyeyim; mükemmel bir adamdır. İnsan olarak o kadar düzgün o kadar temiz ve o kadar gelişmiş bir vizyonu,beyni vardır ki... Şartlar Aykut Kocaman'ın daha verimli olmasını sağladıkça hakiki Aykut Kocaman'ın performansını göreceğiz. Şu anda kendi potansiyelinin %25 ini %30 unu ortaya dökebiliyor. Çünkü adam nelerle uğraştı geldiğinden beri. Biraz empati kuralım. Her maçı kazanmasını istiyorlar. Ondan sonra da ''Hocam 1-0 öne geçtikten sonra takımı çok geri çekiyorsun.'' evet çok geri çekiyor. Ama 1-0 öne geçirip çekmeyip gol kaçırdıktan sonra da ''Hocam zamanında takımı geri çekmedin'' diyorlar. E bir karar verin. Bu adamın Fenerbahçe'liler nezdinde ayrı bir yeri olsun derim ya. Liverpool'da Kenny Dalglish'in var. Manchester United'da Roy Keane'in var. Tottenham'da Glenn Hoddle'ın var. Glen Hoddle sırf o yüzden teknik direktörlük yaptı. Yoksa çok yetenekli olduğundan değil. Olağanüstü bir oyuncu olmasından, olağanüstü bir karaktere sahip olmasından dolayı.( Tabii ki engelliler hakkında yaptığı açıklama iğrenç ötesiydi. Hiç katılmıyorum) Fatih Terim hoca da böyle başladı. Şu anda Fatih Terim kadar etikili bir teknik adam değil tabi ki. Ama arada çok fark var. İkisini karşılaştırmak Aykut Kocaman'a büyük haksızlık. Fatih Terim'e de büyük haksızlık. Biri Galatasaray biri Fenerbahçeli diye böyle saçma sapan cenderelerin içine sokmayalım adamları.


''BEŞİKTAŞ'I MODERN FUTBOL DİNAMİKLERİNE DAHA HAKİM BİR HOCA ÇALIŞTIRSAYDI ŞU AN LİDERLE PUAN PUANAYDI.'' 

Beşiktaş'ın ligdeki durumu elinde kadroya göre iyi mi sizce? ''Feda'' gerekli miydi yoksa durum fazla mı dramatize ediliyor?

Durum çok daha vahimdi aslında. Neyse ki yönetimde çok iyi niyetli insanlar var. Beşiktaş'ın yönetiminin %90'ı iyi niyetli insanlardan oluşuyor. Şu anda Beşiktaş'ı Samet Aybaba yerine modern futbol dinamiklerine daha hakim bir hoca çalıştırsaydı şampiyonluk yarışında liderle puan puana olabilirdi Beşiktaş. Kaybedilen puanlardaki teknik direktör hatalarına bakın. Örneğin Trabzonspor maçındaki ilk 45 dakikasında sadece solak diye 1.96 lık bir pivot santraforu orta sahanın solunda oynatırsanız bu çok büyük bir teknik hatadır.

Şampiyonluk yarışında hangi takımı daha önde görüyorsunuz ?

Hiçbirini. Yani çok şey değişir. Avrupa kupalarında maçlar falan var. Tabi ki şu anda puan tablosunda Galatasaray önde gidiyor. Yuvarlak cevap verdi oluyor sonra ama ben sana koz verir miyim ? (gülüyor)

''JENERASYONUMUZ HAKİKATTEN İYİ AMA BUNUN YÜZDE KAÇINI BİZ ÇIKARDIK TARTIŞILIR.''

U20 Milli Takımı'nı izlediğimizde iyi bir jenerasyon yakalamışız gibi duruyor. Sizce Feyyaz Uçar neler katacak bu gençlere?

Feyyaz Uçar'ı yetiştiren bizzat Türkiye tarihinin en iyi Altyapı özkaynak hocası Serpil Hamdi Tüzün olduğu için onu anımsatıyor. Zaten en iyi ondan öğrenir yaparsın sen. Jose Mourinho, Louis van Gaal'den Bobby Robson'dan öğrendi. Feyyaz ağabey eski yıldız, altyapıdan yetişmiş eski ustalardandı sonuçta . Sonuçta Kenny Dalglish hemen teknik direktör olup double yapmadı ki 86'da. Bob Paisley ile çalıştı, Bob Paisley Bill Shankly ile çalışmıştı. O devamlılık çok önemli. Bence uzun yıllar kalmalı. Ayrıca sadece Feyyaz Uçar değil onun yardımcısı olarak Emre Aşık, Milli Takım Koordinatörü olarak Tugay Kerimoğlu... O oyuncuları görünce ''Aa Feyyaz Uçar Avrupa Kupalarında bu kadar gol atmıştı Beşiktaş'ta''. Mesela bakıyorsun 40 yaşına kadar futbol oynamış bir Tugay Kerimoğlu. Salih, Tugay Kerimoğlu'nu, Emre Aşık'ı gördükçe ''Ben de bunlar gibi olacağım'' der.  Jenerasyonumuz hakikatten iyi ama bunun yüzde kaçını biz yakaladık çok tartışılır. Takımda tabi Salih var, Artun Akçakın var  muazzam yetenek olduğunu düşünüyorum G.Birliği'nden. Yerli piyasada yetişen oyuncular da var ama takımın en önemli yıldızları, Hakan Çağhanoğlu mesela. Onu da sağolsun Almanlar bizim için yetiştirdi. Allah razı olsun. Ben Almanlar'ı hiç sevmezdim Mesut Özil'e kadar. Almanlar da Türkler'i pek sevmezdi. Devamlı bekliyoruz. Ama oyuncularımız bizi yani Türkiye'yi seçmez, Almanyayı seçerse de lütfen vatan haini ilan etmeyelim. İnsanlara zamanında o iş olanaklarını verseydik o insanlar da Almanya'ya göç etmezlerdi.

Yavaş yavaş soruların sonuna gelelim artık. Sizce Şampiyonlar Ligi şampiyonu kim olur bu sene?

Eğer ben tüm bunları bilsem her gün işe gitmem. Kim alacaksa yatırırım paramı ona. Alırım İzmir'de bir triplex villa. Bak öyle şato falan değil triplex ev sadece. Oradan bütün maçları izlerim yeni tahminlerde bulunurum. (gülüşmeler)



 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger