UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pep-Heynckes-Münih Kumarı

25 Nisan 2013 Perşembe

Bildiğimiz gibi geçtiğimiz gün Şampiyonlar Ligi Yarı Final ilk maçında Bayern Münih, Barcelona'yı 4-0 gibi ezici bir skorla yendi. Bayern Münih'in lig içinde bu tarz; hatta daha rencide edici skorlar aldığını biliyoruz fakat son 4-5 yıldan beri Avrupa futbolundaki Barcelona hegemonyasını adeta yıkıp, Alman ekolünün popülizminin arttığı zamana şahit olduk. Fakat sezon sonu gidecek olan Jupp Heynckes'in mimarı olduğu Bayern Münih'ten ayrılması ne kadar doğru? Hep beraber değerlendirelim.


Bayern-Barça maçı bitiminde çoğu futbolsever şunu düşünüyordu. "Heynckes'i neden gönderiyorlar, takım çok iyi, ya Pep bunu başaramazsa?" Ama işin gerçeği şu ki; daha önceden yaptığı açıklamayla sezon sonu görevinden ayrılmak istediğini ifade etti. Münih temsilcisi de Pep'le önümüzdeki sezon için anlaştığını bildirdi. İşin garip tarafı şu ki; Heynckes son 20 maçında sadece Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final öncesi son maçında Arsenal'e yenilmişti. Şimdi futbolseverlerin endişe ettiği asıl soruya gelelim. Pep Guardiola bu başarıyı devam ettirebilecek mi?


Pep'in Münih kariyerine -o bile başlamamışken- birşeyler söylemek çok zor. Ama referansının Barcelona olduğunu hepimiz biliyoruz. Hani o bildiğimiz Barcelona. Kupa almasından bizim sıkılıp onların sıkılmadığı takım. Peki Guardiola öncesi ve sonrası Barcelona'da neler değişti? 


2003 Haziran'dan 2008 Mayıs'ına kadar Barcelona'nın başında olan Frank Rijkaard, takımı kötü yönettiği gerekçesiyle görevine son verilmiş, o sırada Barcelona B takımını yöneten Pep A takımın başına verilmişti. Rijkaard yönetiminde Barcelona; 2 La Liga şampiyonluğu, 1 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve 2 İspanya Süper Kupasını kaldırmıştı. Rijkaard'ın son sezonu ise Katalan ekibi ligi 3. bitirmiş, bir nebze bardağı taşıran son damla olmuştu. Pep ise görevine başladığı ilk yıl Barcelona; 100'ün üzerinde gol atıp La Liga şampiyonu olmuş, bunun ardından İspanya Kral Kupası, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu, İspanya Süper Kupası, UEFA Süper Kupası ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası'nı kaldırmıştı. Totalde 6 turnuvada başarıya ulaşmış ilk teknik direktör olarak tarihe adını yazdırmıştır. Bunun yanısıra Barcelona'nın oynadığı oyun sistemiyle -ki kazandığı başarılarda bunu gösteriyor- göze hoş gelen ve aynı zamanda disiplinli bir takım oluşturmuştur. Barcelona bir dünya markası haline gelmiştir. Bakılacak olursa Bayern Münih'li yöneticiler de Münih ekibini dünyaya açılan, bir marka ve ekol olarak adını daha fazla duyurma eğilimi doğrultusunda Guardiola ile anlaşmışlardır. Daha önce de söylediğim gibi şu an Pep'in Bayern kariyeri başlamadan eleştirmek haksızlık olur. Ama şunu bilin istedim: Pep sıradan bir teknik direktör değil. Münih'te sıradan bir kulüp değil. Pep'in Münih ekibine katacağı çok şey olacaktır. Futbolseverler olarak izleyelim, görelim..



Uefa Avrupa Ligi'nde Son Durum

5 Nisan 2013 Cuma



UEFA Avrupa Ligi Çeyrek Final mücadeleleri ilk maçında dün gece oynanan mücadelelerde ev sahibi takımların çoğu avantajlı skorlar elde etti.

FENERBAHÇE - LAZİO

Temsilcimiz Fenerbahçe güzel bir oyunla, arkasına müthiş seyirci desteğini de alarak kendisine deplasmanda yetecek güzel bir skor elde etti.

78.dakikada Webo'nun penaltı golüyle öne geçen temsilcimiz 90.dakikada Hollandalı yıldız Dirk Kuyt'tan gelen golle skoru 2-0 yaptı ve Lazio'yu ateşe attı adeta.

47.dakikada Lazio'nun Nijerya'lı genç yıldızı Onazi ikinci sarı karttan kırmızı kart görerek oyundan atıldı. Bu dakikadan itibaren Fenerbahçe oyunu rakip sahaya yıktı ve pozisyon vermedi adeta Lazio'ya.

Maç boyunca etkili olan taraf Fenerbahçe'ydi. Özellikle rakip 10 kişi kaldıktan sonra baskısını arttıran Fenerbahçe'nin ikinci yarıdaki topla oynama oranı %73'e %26 idi. Ayrıca Fenerbahçe bu maçtan aldığı galibiyet ile kulüp tarihinin en yüksek puanına ulaştı. Fenerbahçe'nin 19.800 puanı bulunuyor.

 Fenerbahçe Lazio'yu deplasmanda da mağlup etmeyi başarırsa Avrupa Liginin en çok puan toplayan takımı olabilir.  

CHELSEA - RUBİN KAZAN

Beklenenin olduğu, ev sahibininn avantajlı bir skor elde ettiği bir diğer maç.

Chelsea evinde Rubin Kazan'ı 3-1 ile geçti. Chelsea'nın gollerini 16'-70' Torres, 32' Moses kaydederken Kazan'ın tek golü 41.dakikada R.Nathko'dan geldi.

Rubin için işler imkansız değil. Fakat en az 2-0 yenmesi gerekiyor. Yani Rus'ların işi oldukça zor.

Chelsea'de Ashley Cole, Gary Cahill ve Romeu'nun sakatlıkları var. Rubin Kazan'da ise Mvila ve Ryazantsev sakat.

BENFİCA - NEWCASTLE UNİTED

Avrupa liginin en çok puan toplayan takımıyla İngiliz temsilcisinin karşılaştığı mücadeleden galip ayrılan taraf Benfica oldu.

Üstelik çok da avantajlı bir skor elde ettiler. 12.dakikada Papiss Cisse'nin attığı golle sevinen Newcastle'lı taraftarların sevinci uzun sürmedi. 25' Rodrigo, 65' Rodrigo Lima, 71' Oscar Cardozo ile Benfica skoru 3-1 yaptı ve adeta turu evinde aldı.

Portekizliler Amsterdam'a ne kadar gitmek istediklerini bir kez daha gösterdiler.

Benfica'da Carlos Martins, Eduardo Salvio ve Jardel Viera sakat. Newcastle'da ise sakatlıklar oldukça fazla. Coloccini, Ben Arfa, Taylor, Vuckic sakat.

İngiletere'de alınacak 2-0'lık bir galibiyet İngilizler'e yetecek.  Futbolda kesin olan bir şey yoktur. Ama bu turda kesin olan bir şey varsa o da Newcastle'ın işinin hiç kolay olmadığı.

TOTTENHAM - BASEL

Bahisçileri en çok üzen maça geldi sıra.

 Maçtan önce bahis sitelerinde Tottenham galibiyetine %80'lik bir katılım vardı. Maç başladığında 30. dakikada Valentin Stocker ve 34.dakikada Fabian Frei ile gelen goller İngiltere'de şok etkisi yarattı. 40. dakikada Adebayor'un golüyle soyunma odasına umutlu giden Tottenham, 58'de Sigurdsson'un golüyle skora denge getirdi. Fakat evinde 2 gol yiyip galibiyet alamayan Tottenham turu oldukça zora soktu.

Bir diğer şok etkisi ise Garath Bale'in sakatlığı. Bileğinden sakatlanan oyuncunun sezonu kapatma tehlikesi bulunuyor.
Tottenham'da Defoe, Kaboul, Romelu sakat, Walker ise cezalıydı.

Basel'de 3 cezalı oyuncu var. Degen, Joo-hoo ve Marcelo Diaz.

Tottenham'ı zor bir maçın beklediği kesin.

AVB maçtan sonra yaptığı açıklamada ''Bale'in durumunun göründüğü kadar kötü olmamasını umuyorum.'' dedi.

Avrupa Liginde oynanan maçlar ve gelecek hafta oynanacak mücadelelerin genel tablosu ise şöyle:


Hayatın Futbolu - Ali Ece Röportajı

3 Nisan 2013 Çarşamba


İlk röportaj deneyimi sandığımız kadar kolay başlamamıştı bizim için. Kiminle yaptığın da önemli tabi ki bunu. Bu kişi sevdiğin bir yorumcu olunca işler daha da heyecan verici olabiliyor sizin açınızdan. Evine gittiğimizde heyecanımız bir kat daha arttı. Ama kapıyı açıp karşımızda sakin ve sıcak tavırlarıyla bizi de rahatlatan adamı görünce kapıdan girerken ki heyecanımız yok olup gitmişti. Çok vakit kaybetmeden bahçesindeki çardağa geçtik. Koyu bir sohbete daldık. O kadar koyu ki röportaj hiçbirimizin aklına bile gelmiyordu. Lakin önemli bir sorunumuz vardı; zaman. Hemen sorularımızı yöneltmeye başladık Ali Ece'ye...

Hakem hatalarının sıralamaya etki ettiğini düşünüyor musunuz ? Skorları çok etkilemediler mi  yaptıkları hatalarla ?

Şöyle söyleyeyim tabi ki etki ettiler. Zaten böyle tarihsel olarak sürekli ediyorlar. Ama şöyle de bakmak lazım; Türkiye kaç yıl boyunca adaletli yönetildi ki, biz hakemlerinden çok iyi bir adalet bekliyoruz? Mesela herkes şeyi söyler; ''Dünya Kupasında çok hakem hatası var, Dünya Kupasında hiç adalet yok.'' Dünyada ne kadar adalet var ki? Ona önce sen bir tepki göster sonra bu iş belki düzelir. Genelde bu hakem hataları dediğin güç ilişkilerinden dolayı ortaya çıkıyor. Fransa elle gol attığı zaman hakem görmezden geliyor çünkü UEFA başkanı Fransız. Zlatan İbrahimovic PSG'de oynuyor diye onun cezası iptal edilebiliyor. Aynı Zlatan İbrahimovic  İnter'de Juventus'ta oynasa, Livorno'da oynasa mesela;  olmaz ama keyfine oynacak.''Ben çok seviyorum Livorno'yu aslıda içimde sakladım.'' diyecek. Livorno'da oynasa kesin iptal edilmez o ceza.

Peki yabancı hakem konusunda ne düşünüyorsunuz ?

Zamanında denendi hiç bir şey değişmedi. 70'li yıllara bakın var yabancı hakem, yine en iyisi Doğan Babacan'dı. O Dünya Kupası'na gitti. Türkiye'ye gelen diğer yabancı hakemler Dünya Kupası'na gidemedi.

Konu yabancılara gelmişken yabancı sınırı hakkında ne düşünüyorsunuz? Olmalı mı böyle bir sınır?

Büyük bir saçmalıktır. Çünkü yaşamınız nasılsa, ülkeniz nasılsa futbolunuz da öyle olmalı. Büyük şirketlerde yapsınlar hadi 5+3... 3 yönetim kurulu üyesi yedek bekleyecek. Arada gelecek arada prim alacak falan. Saçmalıktır. Avrupa'nın 5 büyük liginde İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da  İtalya'da falan nasılsa, en iyi liglerde nasılsa, en iyi milli takımlarda nasılsa bizde de öyle olmalı. İspanya en son 3 kupayı kazandı mı? 2008 Avrupa Şampiyonası, 2010 Dünya Kupası, 2012 Avrupa Şampiyonası. Hepsini kazandı. Yabancı sınırı mı vardı ligde? Hayır tam tersine. Demek ki hiç bir ilgisi yok milli takımla. Ben bununla ilgili çok da yazılar yazdım; İngiltere milli takımı tarihine bakalım 70'li yıllarda hiç bir şeye katılamıyorlar, 2 Dünya kupası'na da... Takım başına 1 yabancı bile düşmüyor. Şimdi en azından çeyrek final falan yapıyorlar. İngilizler hep kendilerini kandırırlar o konuda: ''İşte daha çok İngiliz oynasaydı...'' daha mı çok? Milli takımdaki en iyi oyuncuların; Gerrard ve Rooney. İrlanda'lı adamlar. Daha az iyi oyuncu olsalar, mesela yeğeni A. Gerrard İrlanda milli takımında oynuyor.

''TEPKİ GÖREN YÖNETİMLER TEPKİLERİ AZALTMAK İÇİN YILDIZ OYUNCU TRANSFER EDERDİ''

Ülkemizdeki takımların transfer politikalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce doğru politikalar mı izleniyor?

Son yıllarda düzeliyor. Daha önce çok kötüydü. Zaten hiç bir transfer politikası yoktu ki. O gün yönetim tepki görüyordu hemen o tepkileri azaltmak için yıldız oyuncu transferi yapılırdı. Yıldız oyuncu dedikleri 3 sene öncesinin yıldızı oluyordu. Ailton, Guiza, Galatasaray'da Adnan Sezgin baya yaptı. Mesela Zapata. Galatasaray'a gelmiş en kötü kalecidir. Hayrettin ağabey çok daha iyi kaleciydi kimse hakaret etmesin ona. En azından topa doğru atlıyordu Hayrettin ağabey. Zapata topa değil öbür tarafa atlıyordu. Atlamıyor muydu ? (Gülüşmeler)

Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Avrupa'daki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ? Kadrolara yapılan yatırımlara baktığımızda sizce de normal değil mi bu başarılar ? 

Türkiye'de futbolun kalitesi o kadar düşmüştü ki konjonktür olarak bakarsak son derece önemli başarılar. 2011 yılının yazında bir kabus yaşadık o kabustan sonra, o kabus da çözüldü çözülmedi tam olarak belli değil o iş. Ama iyi bir şey yani. Bütün takımlarımız geçsin. Yalnız şunlar birbirinden bağımsız şeyler; milli takım ve kulüp takımı. Mesela 2005'te İngilizler Şampiyonlar Ligini kazandı. Liverpool kazandı. 2006 Dünya Kupası çeyrek final penaltılarda elendin. Ama kulüp takımın hiç penaltılarda elenmez. Aynı oyuncular oynar. Jamie Carragher, Gerrard atar Liverpool'da, Scholes atar Manchester United'da, milli takıma gelince hepsi şaşar, penaltılarda elenirler. Demek ki çok bağlantılı şeyler değil bunlar. Milli takım başka bir şey. Kulüp takımları başka bir şey, lig başka bir şey. Mesela sen ligde 25 puan fark yaptın. Belçika'da var öyle son yıllarda 20 puan fark yapıp şampiyon olan takımlar. Ama Avrupa kupalarında hiç yok. Hepsi bir birinden bağımsız değişkenler. Hepsinin seviyesi aynı anda yükselirse tabi ki ülke futbolu o zaman tamamen yükselir.

Mesela Ronaldo ve Messi örneği...

Daha ne katkı versin adamlar. Portekiz'de Ronaldo gidip santrfor yetiştiremez ki evde saksı yetiştirir gibi. ''Ben Almeida'dan daha iyisini yetiştireceğim'' diyemiyor ki adam bir yandan da kendini yetiştirirken. Messi de bence milli takımda çok iyi. Ne yapsın Arjantin'in o kadar kötüydü ki savunma oyuncuları 2010 Dünya Kupasında. Gutierrez, Newcastle United'in şahane sol açığı sağ bek oynamak zorunda kaldı. Bir de herkes Maradona'ya kızıyor. Maradona kadar başınıza Maradona'nın eli yağsın.

''AYKUT KOCAMAN ŞU ANDA POTANSİYELİNİN %25 - %30'UNU YANSITABİLİYOR''

Ülkemizden çok uzaklaşmayalım... Aykut Kocaman'ı başarılı buluyor musunuz? Neler katmıştır Fenerbahçe'ye?

Çok şey katmıştır. Sadece o 3 Temmuz sürecinde yaptığı liderlik yeter. Bir de şunu söyleyeyim; mükemmel bir adamdır. İnsan olarak o kadar düzgün o kadar temiz ve o kadar gelişmiş bir vizyonu,beyni vardır ki... Şartlar Aykut Kocaman'ın daha verimli olmasını sağladıkça hakiki Aykut Kocaman'ın performansını göreceğiz. Şu anda kendi potansiyelinin %25 ini %30 unu ortaya dökebiliyor. Çünkü adam nelerle uğraştı geldiğinden beri. Biraz empati kuralım. Her maçı kazanmasını istiyorlar. Ondan sonra da ''Hocam 1-0 öne geçtikten sonra takımı çok geri çekiyorsun.'' evet çok geri çekiyor. Ama 1-0 öne geçirip çekmeyip gol kaçırdıktan sonra da ''Hocam zamanında takımı geri çekmedin'' diyorlar. E bir karar verin. Bu adamın Fenerbahçe'liler nezdinde ayrı bir yeri olsun derim ya. Liverpool'da Kenny Dalglish'in var. Manchester United'da Roy Keane'in var. Tottenham'da Glenn Hoddle'ın var. Glen Hoddle sırf o yüzden teknik direktörlük yaptı. Yoksa çok yetenekli olduğundan değil. Olağanüstü bir oyuncu olmasından, olağanüstü bir karaktere sahip olmasından dolayı.( Tabii ki engelliler hakkında yaptığı açıklama iğrenç ötesiydi. Hiç katılmıyorum) Fatih Terim hoca da böyle başladı. Şu anda Fatih Terim kadar etikili bir teknik adam değil tabi ki. Ama arada çok fark var. İkisini karşılaştırmak Aykut Kocaman'a büyük haksızlık. Fatih Terim'e de büyük haksızlık. Biri Galatasaray biri Fenerbahçeli diye böyle saçma sapan cenderelerin içine sokmayalım adamları.


''BEŞİKTAŞ'I MODERN FUTBOL DİNAMİKLERİNE DAHA HAKİM BİR HOCA ÇALIŞTIRSAYDI ŞU AN LİDERLE PUAN PUANAYDI.'' 

Beşiktaş'ın ligdeki durumu elinde kadroya göre iyi mi sizce? ''Feda'' gerekli miydi yoksa durum fazla mı dramatize ediliyor?

Durum çok daha vahimdi aslında. Neyse ki yönetimde çok iyi niyetli insanlar var. Beşiktaş'ın yönetiminin %90'ı iyi niyetli insanlardan oluşuyor. Şu anda Beşiktaş'ı Samet Aybaba yerine modern futbol dinamiklerine daha hakim bir hoca çalıştırsaydı şampiyonluk yarışında liderle puan puana olabilirdi Beşiktaş. Kaybedilen puanlardaki teknik direktör hatalarına bakın. Örneğin Trabzonspor maçındaki ilk 45 dakikasında sadece solak diye 1.96 lık bir pivot santraforu orta sahanın solunda oynatırsanız bu çok büyük bir teknik hatadır.

Şampiyonluk yarışında hangi takımı daha önde görüyorsunuz ?

Hiçbirini. Yani çok şey değişir. Avrupa kupalarında maçlar falan var. Tabi ki şu anda puan tablosunda Galatasaray önde gidiyor. Yuvarlak cevap verdi oluyor sonra ama ben sana koz verir miyim ? (gülüyor)

''JENERASYONUMUZ HAKİKATTEN İYİ AMA BUNUN YÜZDE KAÇINI BİZ ÇIKARDIK TARTIŞILIR.''

U20 Milli Takımı'nı izlediğimizde iyi bir jenerasyon yakalamışız gibi duruyor. Sizce Feyyaz Uçar neler katacak bu gençlere?

Feyyaz Uçar'ı yetiştiren bizzat Türkiye tarihinin en iyi Altyapı özkaynak hocası Serpil Hamdi Tüzün olduğu için onu anımsatıyor. Zaten en iyi ondan öğrenir yaparsın sen. Jose Mourinho, Louis van Gaal'den Bobby Robson'dan öğrendi. Feyyaz ağabey eski yıldız, altyapıdan yetişmiş eski ustalardandı sonuçta . Sonuçta Kenny Dalglish hemen teknik direktör olup double yapmadı ki 86'da. Bob Paisley ile çalıştı, Bob Paisley Bill Shankly ile çalışmıştı. O devamlılık çok önemli. Bence uzun yıllar kalmalı. Ayrıca sadece Feyyaz Uçar değil onun yardımcısı olarak Emre Aşık, Milli Takım Koordinatörü olarak Tugay Kerimoğlu... O oyuncuları görünce ''Aa Feyyaz Uçar Avrupa Kupalarında bu kadar gol atmıştı Beşiktaş'ta''. Mesela bakıyorsun 40 yaşına kadar futbol oynamış bir Tugay Kerimoğlu. Salih, Tugay Kerimoğlu'nu, Emre Aşık'ı gördükçe ''Ben de bunlar gibi olacağım'' der.  Jenerasyonumuz hakikatten iyi ama bunun yüzde kaçını biz yakaladık çok tartışılır. Takımda tabi Salih var, Artun Akçakın var  muazzam yetenek olduğunu düşünüyorum G.Birliği'nden. Yerli piyasada yetişen oyuncular da var ama takımın en önemli yıldızları, Hakan Çağhanoğlu mesela. Onu da sağolsun Almanlar bizim için yetiştirdi. Allah razı olsun. Ben Almanlar'ı hiç sevmezdim Mesut Özil'e kadar. Almanlar da Türkler'i pek sevmezdi. Devamlı bekliyoruz. Ama oyuncularımız bizi yani Türkiye'yi seçmez, Almanyayı seçerse de lütfen vatan haini ilan etmeyelim. İnsanlara zamanında o iş olanaklarını verseydik o insanlar da Almanya'ya göç etmezlerdi.

Yavaş yavaş soruların sonuna gelelim artık. Sizce Şampiyonlar Ligi şampiyonu kim olur bu sene?

Eğer ben tüm bunları bilsem her gün işe gitmem. Kim alacaksa yatırırım paramı ona. Alırım İzmir'de bir triplex villa. Bak öyle şato falan değil triplex ev sadece. Oradan bütün maçları izlerim yeni tahminlerde bulunurum. (gülüşmeler)



Katar'dan Dev Bir Futbol Adımı Daha

1 Nisan 2013 Pazartesi


Geçtiğimiz günlerde spor medyasında çıkan bir haber, önemli olmasına rağmen pek yankı bulmadı 2022 Dünya Kupasını düzenleyecek olan Katar, başka bir projeye daha imza atıyor.

Projenin adı Dream Football League. Turnuvayı Katar Kraliyet ailesi düzenliyor. 2 yılda 1 yapılması planlanan turnuva yaz aylarında yapılacak. Buraya kadar her şey normal gibi görünse de küçük bir detay var; 24 takımla düzenlenecek olan turnuvaya katılan her kulübe 210 Milyon Euro luk bir ayak bastı parası ödenecek.  turnuvada 16 tane daimi üye olacak ve geri kalan 8 takım o yılki performansına göre seçilecek.

Peki UEFA Şampiyonlar Ligi bundan nasıl etkilenir?

UEFA gruplara kalan her takıma ayak bastı parası olarak 3.9 milyon euro, maç bonusu olarak her maç için 550 bin euro toplamda 6 maçtan 3.3 milyon euro net gelir. Her galibiyet için 1 milyon euro, her beraberlik için ise 500 bin euro. Bir sonraki tura kalan takımlar 3 milyon euro, çeyrek finale kalanlar 3.3 milyon euro, yarı finale kalanlar ise 4.2 milyon euro kazanıyor. Finalistlerden kaybeden 6.5 milyon euro, kazanan ise 10.5 milyon euro kazanıyor. Takımlara bu rakamların dışında yayın gelirleri, atılan gol sayısı vs. gibi kriterlere göre de ekstra para ödeniyor

Bu durumda tüm maçlarını kazanan bir şampiyonlar ligi şampiyonunun gelirlerini hesaplayacak olursak;

4.000+3.300+6.000+3.000+3.300+4.200+10.500= 34.3 Milyon Euro. Tabiki buna yayın gelirleri dahil değil. Her ülkenin katılımcı sayısana göre değişen yayın gelirleri mevcut. Örneğin Türkiye 12.4 Milyon Euroluk bir yayın gelirine sahip. 2 takım gönderdiğimizde bu rakam yarıya bölünüyor.

Geçen senenin Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Chelsea F.C. 56 Milyon Euro'yu kasasına koydu. Yani tüm maçlarınızı kazanırsanız ve sonunda kupayı alırsanız, Katar'daki turnuvanın sadece katılım bedelinin neredeyse 1/4'ini kazanabiliyorsunuz.

Siz bir kulüp yöneticisi olsaydınız hangisini seçerdiniz? Bunu zaman gösterecek. Turnuvanın 2015 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger