Bayern Münih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bayern Münih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pep-Heynckes-Münih Kumarı

25 Nisan 2013 Perşembe

Bildiğimiz gibi geçtiğimiz gün Şampiyonlar Ligi Yarı Final ilk maçında Bayern Münih, Barcelona'yı 4-0 gibi ezici bir skorla yendi. Bayern Münih'in lig içinde bu tarz; hatta daha rencide edici skorlar aldığını biliyoruz fakat son 4-5 yıldan beri Avrupa futbolundaki Barcelona hegemonyasını adeta yıkıp, Alman ekolünün popülizminin arttığı zamana şahit olduk. Fakat sezon sonu gidecek olan Jupp Heynckes'in mimarı olduğu Bayern Münih'ten ayrılması ne kadar doğru? Hep beraber değerlendirelim.


Bayern-Barça maçı bitiminde çoğu futbolsever şunu düşünüyordu. "Heynckes'i neden gönderiyorlar, takım çok iyi, ya Pep bunu başaramazsa?" Ama işin gerçeği şu ki; daha önceden yaptığı açıklamayla sezon sonu görevinden ayrılmak istediğini ifade etti. Münih temsilcisi de Pep'le önümüzdeki sezon için anlaştığını bildirdi. İşin garip tarafı şu ki; Heynckes son 20 maçında sadece Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final öncesi son maçında Arsenal'e yenilmişti. Şimdi futbolseverlerin endişe ettiği asıl soruya gelelim. Pep Guardiola bu başarıyı devam ettirebilecek mi?


Pep'in Münih kariyerine -o bile başlamamışken- birşeyler söylemek çok zor. Ama referansının Barcelona olduğunu hepimiz biliyoruz. Hani o bildiğimiz Barcelona. Kupa almasından bizim sıkılıp onların sıkılmadığı takım. Peki Guardiola öncesi ve sonrası Barcelona'da neler değişti? 


2003 Haziran'dan 2008 Mayıs'ına kadar Barcelona'nın başında olan Frank Rijkaard, takımı kötü yönettiği gerekçesiyle görevine son verilmiş, o sırada Barcelona B takımını yöneten Pep A takımın başına verilmişti. Rijkaard yönetiminde Barcelona; 2 La Liga şampiyonluğu, 1 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve 2 İspanya Süper Kupasını kaldırmıştı. Rijkaard'ın son sezonu ise Katalan ekibi ligi 3. bitirmiş, bir nebze bardağı taşıran son damla olmuştu. Pep ise görevine başladığı ilk yıl Barcelona; 100'ün üzerinde gol atıp La Liga şampiyonu olmuş, bunun ardından İspanya Kral Kupası, Şampiyonlar Ligi Şampiyonu, İspanya Süper Kupası, UEFA Süper Kupası ve FIFA Dünya Kulüpler Kupası'nı kaldırmıştı. Totalde 6 turnuvada başarıya ulaşmış ilk teknik direktör olarak tarihe adını yazdırmıştır. Bunun yanısıra Barcelona'nın oynadığı oyun sistemiyle -ki kazandığı başarılarda bunu gösteriyor- göze hoş gelen ve aynı zamanda disiplinli bir takım oluşturmuştur. Barcelona bir dünya markası haline gelmiştir. Bakılacak olursa Bayern Münih'li yöneticiler de Münih ekibini dünyaya açılan, bir marka ve ekol olarak adını daha fazla duyurma eğilimi doğrultusunda Guardiola ile anlaşmışlardır. Daha önce de söylediğim gibi şu an Pep'in Bayern kariyeri başlamadan eleştirmek haksızlık olur. Ama şunu bilin istedim: Pep sıradan bir teknik direktör değil. Münih'te sıradan bir kulüp değil. Pep'in Münih ekibine katacağı çok şey olacaktır. Futbolseverler olarak izleyelim, görelim..



B.Münih'in Rakiplerinden Aldığı Yıldızlar

23 Nisan 2013 Salı


Yıllardır Bundes Liga'da parlayan tüm yıldızlar için transfer teklifi yapan Bayern Münih'in son hamlesi Götze de başarıyla sonuçlandı. Sezon sonunda Münih forması giyecek olan yıldız oyuncu için Dortmund'a 37 milyon € transfer ücreti ödenecek.

Yıllardan beridir önce Bundes Liga'daki futbolculara yönelen Münih kulübü için, Borussia Dortmund Genel Menajeri Hans-Joachim Watzke şöyle diyor: "Bayern Münih, transferlerle rakiplerini zayıflatma stratejisine sahip."

Biz de bu sözden yola çıkarak Bayern Münih'in önceki sezonlarda rakiplerinden aldığı yıldız oyunculara bir göz atmak istedik. Buyrun o yıldızlar ve Münih'e gelmeden önceki takımları.


GİOVANE ELBER

94-96 yılları arasında Stuttgart'ta parlayan forvet oyuncusu 1997'den 2004'e kadar Bayern'de top koşturacak ve adının sonsuza kadar Münih'le anılmasını sağlayacak performansı sergileyecekti.


CLAUDİO PİZARRO

Werder Bremen'den transfer edilen Pizarro ise 2001'de Bayern'e transfer oldu. Münih'te oynadığı 6 sezon boyunca 174 maçta forma giyen Pizarro, 71 gol attı. Daha sonraki sezonda Chelsea sonrasındaki iki sezonda da Werder Bremen forması giyen Claudio, bu sezon başında tekrar Bayern Münih'e geri döndü.


MİCHAEL BALLACK

Leverkusen yıllarındaki futboluyla parlayan yıldız oyuncu Milcahael Ballack da Bayern Münih'in kancasını taktığı oyunculardan biriydi. Yıldız oyuncunun 2002 yıllarında başlayan Münih serüveni 2006 yılında sona erecek ve oyuncu Abramovic'in yeni takımı Chelsea'nin muhteşem kadrosundaki oyunculardan biri olacaktı.


ZÊ ROBERTO

Bayern Münih'in efsane Leverkusen kadrosundan kopardığı yıldızlardan bir başkası olan Ze Roberto, 2002-2006 yılları arasında Münih forması giydi. Kariyerinin son dönemlerinde adı birçok kez ülkemiz takımlarıyla anılan oyuncu şu an Gremio forması giymekte.


LUCIO

Leverkusen'in efsane kadrosundan transfer edilen oyuncular Ze Roberto ve Ballack ile sınırlı kalmadı. Bu isimlere bir de Lucio eklendi. 2004-2009 yılları arasında Bayern Münih forması giyen Lucio, Münih formasıyla çıktığı 144 maçta 7 gole imza attı.


MİROSLAV KLOSE

2007 yılında Werder Bremen'den transfer edilen Klose,  2007'den 2011'e kadar Münih forması giydi. Polonya asıllı Alman oyuncu 2011 yılından beri ise Lazio takımının formasını terletmekte.


MARIO GOMEZ

Stuttgart altyapısının bir ürünü olan Gomez 2009'da Münih'e transfer oldu. 2009 yılından beridir Bayern forması giyen yıldız oyuncu çıktığı 110 maçta 72 gol attı.


MANUEL NEUER

Schalke 04 altyapısından çıkan Neuer ise 2011 yılında Bayern Münih'in yolunu tuttu. Geçen sezonki performansıyla dudak ısırtan ünlü file bekçisi, şu an dünyanın en iyi kalecileri arasında gösteriliyor.


MARIO MANDZUKIC

2010-2012 yılları arasında Wolsburg'taki oyunuyla dikkatleri üzerine çeken Mandzukic, sezon başında Bayern'e transfer oldu. Ünlü oyuncu sezon başından beri giydiği Münih formasıyla harikalar yaratıyor.


MARIO GÖTZE

Münih'in rakiplerinden kopardığı yıldızlardan sonuncusu olan Götze, Dortmund altyapısının ürünü. Genç oyuncu son iki sezondur gösterdiği performansla parlamıştı. Yaz transfer döneminde adı birçok dev kulüple anılan oyuncu yuvada kalmıştı ki sezon bitmeden Bayern, Dortmund kulübünün kapısını çaldı. Ve Dortmund kulübünü dün akşam facebook sayfasından yaptığı açıklama ile Götze'nin gelecek sezon Bayern Münih'te oynayacağını belirtti.

Avrupa'nın Önde Gelen Liglerindeki Şampiyonluk Mücadeleleri

22 Nisan 2013 Pazartesi

Avrupa'nın birçok liginde sezon sonu yaklaştıkça şampiyonlar da yavaş yavaş belli olmaya başlıyor. Biz de sizin için kısa kısa bilgilerle bu liglerin şampiyonluktaki son durumlarını aktarmak istedik. İşte o ligler ve şampiyonluk yolunda avantajlı takımlar.


İNGİLTERE

Premier lig'de sezonun bitmesine 5 hafta kala lider Manchester United'ın şampiyonluk yolunda büyük avantajı bulunuyor.

United, en yakın rakibi Manchester City'nin 13 puan önünde ve kalan 5 maçta toplam 3 puan alırsa şampiyonluğa ulaşacak.



İTALYA

İtalya Serie A'da da benzer bir durum var. Ligin bitmesine 5 hafta kala lider Juventus en yakın rakibi olan Napoli'nin 11 puan önünde.

Juventus'a şampiyonluk yolundaki kalan 5 maçta 4 puan yetiyor.


İSPANYA

La Liga'da ise ligin bitmesine 6 hafta kala Barcelona'nın ezeli rakibi Real Madrid'e karşı 13 puanlık üstünlüğü bulunuyor.

Şampiyonluk için lider Barcelona'ya 6 maçta 6 puan yetecek.


TÜRKİYE

Ülkemizde ligin bitmesine 4 hafta kala liderlik koltuğunda Galatasaray oturuyor. Galatasaray'ın en yakın takipçisi ise ezeli rakibi Fenerbahçe.

En yakın rakibinin 7 puan önünde olan Galatasaray'a kalan 4 maçta 6 puan yetecek.


FRANSA

Fransa'da 33. hafta sonunda PSG'nin büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Lider PSG'nin 9 puan gerisinde ise Marsilya var.

PSG'ye kalan 5 hafta sonunda 6 puan yetiyor.


HOLLANDA

Hollanda'da ise lider Ajax. Lideri 4 puan gerisinden PSV Eindhoven ve Feyenoord takip ediyor.

Ajax'a kalan 3 maçta 6 puan yetecek.


PORTEKİZ

Portekiz'de 26. hafta sonunda 70 puanlı Benfica'nın liderliği bulunuyor. Liderin en yakın takipçisi ezeli rakibi olan Porto'nun ise 66 puanı var.

Benfica'ya şampiyonluk için kalan 4 maçtan 9 dokuz puan yetiyor.


DANİMARKA

Danimarka'da Kopenhag'ın en yakın rakibi olan Nordsjaelland'a karşı 10 puanlık bir üstünlüğü bulunuyor.

Lider Kopenhag'a şampiyonluk yolundaki 5 maçtan çıkarılacak 6 puan yetiyor.


ŞAMPİYONU BELLİ OLAN LİGLER

ALMANYA

Almanya'da ligin bitimine 4 hafta var, fakat şampiyon şimdiden belli. İki sezondur şampiyonluk yaşayamayan Bayern Münih bu sezon işi şansa bırakmadı ve şampiyonluğu şimdiden garantiledi. İkinci sırada ise son iki sezonun şampiyonu Borussia Dortmund var.


YUNANİSTAN

Yunanistan'da geçen senenin şampiyonu Olimpiakos bu sezon da şampiyonluğunu ilan etti. İkinci sırada ise PAOK var.


İSKOÇYA

İskoçya Premier Ligi'nde ise en yakın rakibinin 15 puan önünde olan Celtic şampiyonluğa uzandı. İkinci sırada ise Motherwell var.


HIRVATİSTAN

Hırvatistan'da ise en yakın rakibi Lokomotiva Zagreb'e 15 puan fark atan Dinamo Zagreb şampiyon oldu.


UKRAYNA

Ukrayna'da Lucescu'nun Shaktar Donetsk'i şampiyonluğa uzandı. İkinci sırada ise Metalist Kharkiv bulunuyor.

Şampiyonlar Ligi Yarı Final Değerlendirmesi

17 Nisan 2013 Çarşamba


Avrupa'nın kulüpler bazında en büyük kupası olan Şampiyonlar Ligi'nin yarı final eşleşmeleri bildiğiniz gibi geçen hafta belli olmuştu. Hayatın Futbolu ekibi olarak bu eşleşmeler hakkında birkaç değerlendirme yapmak istedik. Buyrun o kuralar ve değerlendirmeleri:


Bayern Münih - Barcelona

Şampiyonlar Ligi'nin bu sezonki en önemli maçlarından biri olan Bayern Münih - Barcelona eşleşmesinin ilk ayağı Almanya'da oynanacak.

İlk maça ev sahipliği yapacak Bayern, eşleşmede de bir adım önde gösteriliyor. Bu düşüncenin sebebi ise Bayern Münih'in bu sezonki muhteşem futbolu. Bundes Liga'da şampiyonluğunu haftalar öncesinden garantileyen Bayern Münih'in şimdiki hedefi ise 2012 ve 2010 yıllarında finalde kaybettiği Şampiyonlar Ligi kupası.


Sezon başından beri takım olarak muhteşem bir performans ortaya koyan Münih, ligin ikinci yarısından Arsenal maçına kadar geçen sürede kalesinde gol görmemişti. Tabii ki burada konuşulacak olan sadece savunma hattı değil, bu bir takım oyunu. Az gol yedikleri gibi, Almanya'da son haftalarda rekor sayılacak kadar fazla gol atıyorlar. Sonuç olarak şu an Bayern Münih eşleşmeye çok uygun bir durumda ve sadece Şampiyonlar Ligi'ni düşünüyor.

Eşleşmenin Katalonya kanadında ise durum çok da farklı değil. Barcelona takımı da ligte en yakın rakibine 13 puan fark atmış durumda. Şampiyonluğu henüz garantilememiş olsa da durumları Bayern Münih kadar rahat.

Takım performansı ise bildiğimize yakın durumda. "Yakın durumda" dememin sebebi ise bazı maçlarda seyircinin beklediği performansı sahada görememesi. Kral Kupası haricinde iki kulvarda yoluna devam ediyor. Ancak son Real Madrid maçlarındaki yenilgi ve beraberlikler, çeyrek finaldeki rakibi olan PSG karşısında zor geçilen bir tur ve Milan'ı elerken yaşanılan sıkıntılar taraftarların aklında az da olsa soru işareti bırakıyor. Tabii ki bu birkaç maç, takımın bu sezonki oynadığı tüm maçlara genellenemez.

Böyle iki büyük takımın oynayacağı maçlarda hiçbir zaman kesin bir favori olmaz. Ancak ben Bayern Münih'i küçükte olsa bir adım önde görüyorum.


Borussia Dortmund - Real Madrid

Bu sezon Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda eşleşen iki ekip bu kez kozlarını finale gidiş bileti için paylaşacak. Bu kurada da ilk maç Almanya'da oynanacak.

Jürgen Klopp'un öğrencileri grup maçlarında 2-2(D) ve 2-1'le Real Madrid'e üstünlük sağlasa da bu kez işleri kolay olmayacak. Yarı final öncesinde önce Shaktar'ı sonra da Malaga'yı eleyen sarı siyahlılar son iki sezonki çıkışına Bundes Liga'da ara vermesine rağmen Şampiyonlar Ligi'nde tarih yazma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Taraftar ve takım olarak Şampiyonlar Ligi için kenetlenmiş olan Borussia Dortmund'un en büyük kozları hızlı pas düzeni ve ileri hattaki oyuncularının bireysel yetenekleri. Son iki sezonda taraftarlara takım oyununun zirvesini gösteren takımın bu zorlu eşleşmeden nasıl çıkacağı merak konusu.

Eşleşmenin Real Madrid kanadındaki durum ise gayet iyi. İspanyol ekip, gruptaki maçlarda Borussia Dortmund'a karşı zorlansa da, grup sonrası aşamalarda umut veren bir futbol vardı. Zira İspanyollar önce Manchester United'ı sonrasında da Galatasaray'ı eleyerek yarı finalin yolunu tuttu.

Ligte umduğunu bulamayan Real Madrid'te, teknik direktör Mourinho gözünü Şampiyonlar Ligi'ne dikmiş durumda.

Gruplardaki maçlarda rakibine üstünlük sağlayamamasına rağmen Real Madrid eşleşmenin bir adım önde olan takımı konumunda. Fakat seyircisiyle bütünleşmiş bir Borussia Dortmund'u hafife almaya gelmeyeceğini de unutmamak gerek.


Sonuçlar ne olur bilinmez ama bilenen tek şey var, o da; futbolseverleri mükemmel maçların beklediğidir.

Şampiyonlar Ligi'nde Son Durum

6 Nisan 2013 Cumartesi

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final ilk maçları oynandı. Biz de bu maçlar ve genel durum hakkında birkaç fikir ve yazı yazmak istedik.

REAL MADRİD - GALATASARAY

Önce temsilcimiz Galatasaray'ın maçıyla başlıyoruz. Çarşamba akşamı oynanan maç birçok kişiyi üzdü. Zira Galatasaray çok da kötü oynamadığı halde 3 farklı bir yenilgi aldı. Bu skor da ikinci maçı -neredeyse- bir prestij maçı haline bürüdü.

Maçın başında oyun ortada geçiyordu. Ta ki Real Madrid'in ekstra hücum oyuncularının yakaladığı ani atağa kadar. Mesut, Di Maria ve Ronaldo iş birliği ile ilk golü kalemizde gördük. Daha sonra ise Galatasaray'ın baskı kurduğu birkaç dakikadan sonra sağ kanattan Essien'in ortasında savunmadaki karışıklıktan yararlanan Benzema sahneye çıktı ve ilk yarı bu skorla bitti.

İkinci yarıda da ilk yarıdaki gibi pozitif futbol bekleyen Galatasaray taraftarını üzecek ilk adım Fatih Terim'den geldi. Terim en azından 2-0'lık skoru koruyayım düşüncesiyle Sneijder yerine Gökhan Zan'ı oyuna aldı. Bu da ilk yarıda birkaç dakika arayla tehlike yaratan Galatasaray'ın bitişiydi. Önce defans diyerek korumaya çalışılan skor Higuain'in kafasıyla üzücü bir hal aldı.

Sonuç olarak 2-0'ı korumak isterken 3-0'la evimize döndük. Galatasaray için tur imkansıza yakın bir hal aldı, fakat camiada oynanan korkusuz oyun hoş karşılandı.

Verilmeyen penaltılar ve kaçırılan goller de eklenince Galatasaray'ın pekte kötü oynadığı söylenemez.


BAYERN MÜNİH - JUVENTUS

Kuralardan sonra en heyecanlı olacağı düşünülen maçlardan birine geçiyoruz.

Salı akşamı oynanan Bayern Münih - Juventus maçında beklenmedik bir net skor oluştu. Maçın ilk dakikasında sürpriz bir golle öne geçen Münih bu dakikadan sonra da maçın kontrolünü rakibe bırakmadı ve ilk yarı Münih'in bir farklı üstünlüğüyle sonuçlandı.

İkinci yarı ise Juventus'un biraz kıpırdanmaya çalışması ters tepti ve Münih, Müller ile ikinci golü buldu. Maç bu skorla tamamlandı ve Münih ilk maç sonunda büyük bir avantaj elde etti.

Tabii ki böyle büyük takımlar söz konusu olduğunda kesin konuşmak diye bir ihtimal olmuyor. İki takımın da her an skoru değiştirecek yıldızları mevcut. Şu anlık avantaj Bayern'de gibi gözükse de ikinci maçın muhteşem heyecanı sardı tüm futbolseverleri.


MALAGA - BORUSSİA DORTMUND

Haftanın golsüz geçen maçına geçiyoruz şimdi de.

Çarşamba akşamı İspanya'da oynanan maçta Dortmund'un bir adım da olsa üstünlüğü vardı rakibine. Deplasmanda olmasına rağmen Dortmund alışılagelmiş pozitif futbolundan vazgeçmedi. Fakat 2 net pozisyondan yararlanamayan Götze ya da büyük bir enerjiyle maçın yıldızı haline gelen Caballero sayesinden maç beraberlikle tamamlandı.

Golsüz geçilmesine rağmen futbolseverlere zevkli anlar yaşatan maçın ikinci ayağı Almanya'da oynanacak. Dortmund gerek kalitesi gerekse ilk maçın verdiği küçük de olsa avantajla bu turda da öne çıkan takım halinde.


PARİS SAİNT GERMAİN - BARCELONA

Geçiyoruz haftanın en gollü Şampiyonlar Ligi maçı olan PSG - Barcelona karşılaşmasına.

Maç beklenildiği gibi hızlı başladı. Önce PSG'nin direkten dönen topu, sonra Dani Alves'in mükemmel pasında Messi'nin golü. İlk yarıyı bu golle önde bitiren Barcelona'yı ikinci yarının 79. dakikasında eski dost İbra'nın golü bekliyordu.

Karşılıklı ataklarla geçen ikinci yarı, tam da maç bitti denilecek dakikalara girilmişken hakemin düdüğüyle penaltı noktasına gidildi. Penaltıyı kullanan takım Barcelona, penaltıyı gole çeviren oyuncu ise Xavi'ydi. Maçın böyle bitmesi bekleniyordu. Ta ki Blaise Matuidi'nin 90+2'de uzaktan şutuna ve Valdes'in şut sonrası hatasına kadar. Maç bu golle 2-2 sonuçlandı.

PSG bu golle ikinci maç için az da olsa umutlandı, fakat avantaj hala Barcelona'nın elinde. Zira ikinci maç başladığı gibi bitse bile Barcelona turluyor. Bu yüzden Barcelona bir adım, hatta evinde oynadığı gerçeğini de sayarsak iki adım önde rakibine göre.


Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalin ilk haftası bu şekilde geçildi. İşte ilk hafta skorları ve ikinci hafta takvimi...


 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger