Ajax etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ajax etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Avrupa'da 2013/2014 Sezonu Formaları

16 Temmuz 2013 Salı

Avrupa'da futbol takımlarının giyeceği yeni sezon formaları tanıtıldı.

NOT: Resimler www.yarisaha.com'dan alınmıştır.

AC MİLAN

AJAX

ARSENAL

AS MONACO
 ATHLETİC BİLBAO

ATLETİCO MADRİD
 BAYERN MÜNİH

 CELTİC

CHELSEA

JUVENTUS


LİVERPOOL

 MANCHESTER CİTY

MANCHESTER UNİTED

OLYMPİQUE LYON

PORTO

PSG

PSV EİNDHOVEN

REAL MADRİD

TOTTENHAM

VALENCİA

Uçamayan Hollandalı: Dennis Bergkamp

8 Temmuz 2013 Pazartesi




Onu nitelendirmek için hangi kelimeleri kullanmak gerekir bilmiyorum. Soğukkanlık kavramının futbolun içindeki en iyi örneklerinden bir tanesi. Ayrıca kendisine en çok lakap takılan futbolcu olabilir bilemiyorum. (Araştırır onu da yazarız bir gün)

Taraftarların Bergkamp'a taktığı lakaplara baktığımızda; İceman, Bergchamp, Bergie, Denice the Manice, Uçamayan Hollandalı gibi lakaplar görüyoruz.

Bergkamp'ın oyun özelliklerine baktığımızda başarılı paslar, takım oyununa yatkın bir oyun anlayışı, zeka, hız ve mükemmel bir bitiricilik. Bazı  otoritelere göre gelmiş geçmiş en iyi striker.

Futbola Başlangıcı ve Ajax Kariyeri

Dennis Bergkamp 1969'da Amsterdam'da dünyaya geldi. Bu maceraya 12 yaşında futbola yetenekli her Hollandalı çocuk gibi Ajax altyapısında başladı. 14 Aralık 1984'te Johan Cruiyff'ün teknik direktörlüğünü yaptığı Ajax'la ilk profesyonel maçına çıktı. İlk maçını Roda'ya karşı oynadı. O sezon içerisinde 14 maçta da forma giydi. Sonraki sezonda ise takımın değişmez oyuncularından birisi olmayı başardı. Bergkamp Ajax ile birlikte, 1990 yılında Hollanda Ligi Şampiyonluğu, 1992 yılı UEFA Kupası Şampiyonluğu, 1993 yılında KNVB Kupasını kazandı. 1991 ve 1993 yılları arasında gol kralı oldu. Ayrıca 1992-1993 sezonunda
Hollanda'da ''Yılın Futbolcusu'' seçildi. Ajax'ta toplamda 185 maça çıktı ve 128 gol kaydetti.

İtalya Macerası

Gösterdiği performansla birlikte İtalya ekibinin dikkatini çeken Bergkamp 1993 yılında İnter'e transfer oldu. Fakat burada geçirdiği iki sezon içerisinde pek de başarılı kabul edemeyiz.

Bergkamp'ın İtalya'da başarısız olmasının nedeni sert savunma yapan İtalyan futbol anlayışı olarak gösterildi. Takım her ne kadar 1994 UEFA Kupası şampiyonu olmuş olsa da Bergkamp bu sezonda 52 maçta oynayıp sadece 11 gol atabildi. İtalya'da umduğunu bulamayan Bergkamp başka bir ülkeye yelken açtı, futbolun beşiğine...

Uçamayan Hollandalı İngiltere'de


1995 yılında 7.5 Milyon Sterlin'e Arsenal'e transfer oldu. Burada forma giydiği ilk 8 maçta gol atamadı. İlk golünü 8 haftalık aradan sonra Southampton'a attı ve ondan sonra gollerine hiç ara vermedi.

Dennis Bergkamp'ın Arsenal'e gelişi hem Arsenal hem de İngiltere için öneme sahip. Özellikle 1991 Heysel Faciasından sonra yıldız oyuncular İngiltere'yi tercih etmemeye başladı. Bergkamp, İngiltere'ye gelen ilk dünya çapındaki futbolcu. Ayrıca 1990'dan itibaren düşüşe geçen Arsenal'i adeta yeniden şaha kaldıran oyuncu olarak gösteriliyor.

Forma giydiği Arsenal'de takımın golcüsü Ian Wright ile çok iyi bir ikili oluşturdu. Maç esnasında Ian Wright'in arkasına yerleşen Bergkamp, hem attığı hem de attırdığı gollerle Ada'da adından sıkça söz ettirir hale geldi.

Wenger Etkisi


1996'da Arsene Wenger'in takımın başına geçmesiyle birlikte hem Arsenal, hem de Bergkamp büyük yükselişe geçti. Bu yüzden Wenger dönemini ayrı bir başlık altında incelemek daha doğru olacaktır.

Wenger'in çalıştırdığı Arsenal ile birlikte Bergkamp deyim yerindeyse başarıdan başarıya koştu. Gerek kişisel grafiği gerek takım grafiği çok yükseldi.1997-1998 sezonunda PL ve FA Cup şampiyonluğu alarak duble yaptılar. Fakat Bergkamp sakatlığı sebebiyle FA Cup finalinde forma giyemedi.

Eylül 1997'de düzenlenen ''Ayın Golü Yarışması''nda Leicester City'e attığı 3 gol yarışmada sırasıyla, 1., 2., ve 3. olmuştur. Bu başarı dünyada ilktir ve tektir. Ek olarak: Dennis Bergkamp o sezon 16 gol atmıştır.

Ağır olmakla eleştirilmiştir. Fakat Wenger'in yaptırdığı 40m. depar antrenmanında en iyiler listesine baktığımızda; 1-Henry, 2-Pennant, 3-Dennis Bergkamp, 4-Ashley Cole'dür.

Arsenal ile birlikte 2002 FA Cup, 2002 PL Şampiyonluğu alarak bir duble daha yapmıştır. Bu başarıları 2003 FA Cup ve 2004 PL Şampiyonlukları takip etmiştir. Fakat İngiltere içerisindeki bu başarıların aksine Avrupa'da pek de başarılı bir grafik çizilmemiştir. 2000 UEFA Kupası Finalinde penaltılarda Galatasaray'a, 2006 Şampiyonlar Ligi Finalinde de Barcelona'ya elenmişlerdir.

Dennis Bergkamp gol attığında o normal bir gol statüsünde değildir ve işte bu yüzden biz onun attığı gollere ''Dennis Bergkamp Golü'' deriz.'' Thierry Henry

Efsaneye Veda 

2005-2006 sezonundan önce ''Arsenal'den sözleşme teklifi gelmezse futbolu bırakacağım.'' açıklaması yapan Bergkamp'a 2005-2006 sezonunda 1 yıllık sözleşme yapılmıştır. Wenger'in 30 yaş üstü oyunculara sözleşme yapmama kuralından dolayı sözleşmenin süresi 1 yıllık yapılmıştır. 1 yıllık sözleşme demek Uçamayan Hollandalının Highbury'deki son senesi demekti.

15 Nisan 2006'da Arsenal taraftarı ''Taraftarlar Günü'' organizasyonunun adını ''Dennis Bergkamp Organizasyonu'' olarak değiştirmişlerdir.

3-1'lik WBA maçının son golünü 89. dk'da atmıştır. Ve bu onun profesyonel futbol hayatındaki son golüdür. Bergkamp'ın Arsenal formasıyla çıktığı son maç aynı zamanda Highbury'deki de son maçtır. Yeni stadyumun, yani Emirates'in ilk maçı da onun jübile maçı olmuştur. Yani bir tarih onunla kapanmışken, yeni bir tarih yine onunla açılmıştır. Profesyonel futbol hayatına ise 2006 Barcelona Finali ile veda etmiştir.

Dennis Bergkamp'ın Newcastle United'a attığı gol çoğu taraftar tarafından dünyanın en güzel golü olarak gösterilmektedir.


Dennis Bergkamp'ın jübilesi Emirates'te düzenlenen Ajax-Arsenal maçı ile yapılmıştır. Santrayı babası ve oğluyla yapmıştır. Maçın ilk yarısında güncel Ajax ve Arsenal kadroları oynarken, 2.yarıda Ian Wright, David Seaman, Henry gibi oyuncular sahaya çıkmıştır. İşte o maç


Milli Takımda Bergkamp

İlk milli formayı 1992 yılında İtalya'ya karşı giymiştir. İlk resmi turnuvası ise 1992 Avrupa Şampiyonası'dır. Daha sonra 1994 Dünya Kupası ve 1998 Dünya Kupasına katılmıştır. 98 Dünya Kupasında Arjantin'e attığı son dakika golü efsane golleri içerisinde yer almaktadır. İşte o mükemmel gol ve spikerin sevinci. (Spiker tam 8 kez Dennis Bergkamp diyor.)


2000 Avrupa Şampiyonasından sonra milli takıma veda etmiştir. 2002 Dünya Kupasının Japonya-Kore ortaklığında yapılmasından dolayı uçak fobisine sahip Bergkamp buraya katılamayacağını açıkladı ve milli takım kariyerini noktaladı. Milli takımı bıraktığında 79 maçta, 37 golü vardı bu bir rekordu. Daha sonra bu rekoru Patrick Kluivert geçti.

Uçak Fobisi

Dennis Bergkamp'ın ileri derece uçak fobisi vardı. Deplasman maçlarından nefret ederdi. Bu konuda ''Deplasman maçlarında maçtan çok eve dönüşü düşünüyordum.'' demiştir. Uçak korkusu yüzünden ''Uçamayan Hollandalı'' lakabını almıştır.

Enteresan bir anektod olarak; 

1998 Dünya Kupası elemelerinde Bergkamp'ın uçak fobisi milli takımımız için pozitif bir etkiye sahne olmuştur. Bursa'da oynanan Türkiye-Hollanda maçına Bergkamp uçak fobisi nedeniyle katılamamıştır. Bu durum Türkiye için büyük avantaj oluşturmuştur ve maçı Hakan Şükür'ün attığı golle 1-0 Türkiye kazanmıştır. Ve bu olay tarihte ilk ve sondur. Türk milli takımı bir daha Hollanda'yı yenememiştir.

Futbolda İşin Mutfağı: Altyapı

18 Haziran 2013 Salı



Hayatın futbolu ekibi olarak hem finaller hem de yoğun gündem dolayısıyla sizlerden oldukça uzak kaldık. Hayatın futbolu ekibi olarak çok kapsamlı bir yazıyla karşınızdayız. Bu sefer futbolun içine, işin mutfağına girdik.

Başarılı bir takım olmak istiyorsanız ya çok paranız, ya da güçlü bir altyapınız olması gerekmektedir. İşte Dünyanın en iyi altyapılarına sahip takımlar.

Barcelona - La Masia

Güzel futbol dediğimizde akla ilk gelen şüphesiz ki Barcelona... Futbolun her dönemine damga vurmayı başarmış bir takım Katalanlar.

Oynanan iyi futbolu bir ''yemek'' olarak düşünürsek her güzel yemeğin çıktığı iyi bir mutfak var demektir. İşte Barcelona'nın da mutfağı La Masia...

Barcelona'nın akademi direktörü Guillermo Amar, genç takım antrenörlüğü görevinde ise Eusebio Sacristan bulunuyor.

La masia 1979'da kuruldu. Nou Camp'ın hemen yanında yer alan bu tesis çok modern koşullara sahiptir, çok amaçlıdır. İçerisinde restoran, seminer salonu, spor salonu, kütüphane barındırır. Buradan da anlayabileceğiniz gibi sadece futbolun düşünüldüğü bir yer değil. Bir eğitim kurumu La masia. Buradaki öğrenciler futbol çalışsalarda okul eğitimlerinden geri kalmıyorlar. Burada derslerinden geri kalmamasını sağlayacak hocalar da mevcut


Johan Cruyff Etkisi

''Çiflik Evi'' anlamına gelen La masia bugün başarılı bir kurumsa bunda en büyük pay şüphesiz ki Hollandalı efsane Johan Cruyff'e ait. Cruyff ile birlikte daha da gelişen La masia, kendine Ajax'ı örnek aldı.

Barcelona altyapısına katılımlar 7-8 yaşlarında başlar. Öğrencileri altyapıdan itibaren A takımın sistemi öğretilir. (Barcelona'da bu sistem 4-3-3) Böylece gençlerin A takım için her zaman hazır olmaları sağlanır. Baktığımızda alt kategoriden profesyonel takıma çıkan her Barcelona'lı uyum sorunu yaşamadan takıma adapte olur.

La masia bir yuva. Çalışanlar Messi, Xavi, İniesta gibi oyuncuların hala yemek yemek için buraya geldiklerini söylüyor. ayrıca buranın Nou Camp'a yakın olması da çocuklar için bir avantaj. Çocuklar bu sayede hayallerine ne kadar yakın olduklarını görüyorlar.

Barcelona altyapısından çıkan oyuncuları sıralayacak olursak Barcelona 11'ini saymaktan öteye gidemiyoruz; Messi, Xavi, İniesta, Pique, Puyol, Krkic, Busquets. Eskilerden ise Guardiola, Tito Villanova gibi isimler de La masia çıkışlı.

Yayınlanan video ile ''La masia'daki 1 gün'' insanlara aktarılmış.


AJAX - DE TOEKOMST

Ajax'tan önce biraz Hollanda'dan bahsedelim. Bir ekol mevcut Hollanda'da. Kulüpler borca girmiyor. Dolayısıyla pahalı transferler yapılmıyor. Sahip oldukları sistemler zaten pahalı transferler kadar iyi oyuncu çıkartabilecek seviyede.

Peki altyapıda en iyi Ajax mı?

Bu sorunun cevabını A takımlardaki altyapı kaynaklı oyuncu sayısına göre verebiliriz. Feyenoord'da bu sayı 11/6 iken Ajax'ta biraz daha fazladır. Bunlara yaklaşan başka bir takım da bulunmamaktır. Burun farkıyla Ajax önde olsa da Hollanda'nın en iyisi bu iki takım diyebiliriz.

De Toekomst, anlamı ''Gelecek''. Ajax'a ait bu tesisler çoğu otoriteye göre en iyisi. Stadyumun hemen yakınında yer alan bu modern kompleks bünyesinde, 7 adet doğal çim saha, 1 adet yapay çim saha ve PAF takım maçları için küçük bir stadyum barındırıyor.

1960'tan beri altyapıya önem veren Ajax'ın bu tesisi 1996'dan beri faaliyette. 10 farklı takımdan 160 genç burada çalışmalarını sürdürmekte. Başında eski futbolcu Wim Jonk var.

Ajax'ın altyapı sisteminde daha çok rekabetçi bir ortam göze çarpıyor. Sadece en iyi olanların devam edebildiği bir sistem var. Öğrenciler ağırlık çalışabiliyor, yüzme havuzlarında yüzebiliyor, jimnastik salonlarında çalışabiliyor.

Öğrencilerin ekstradan vakit geçirebilmesi için piyano, bilardo ve video oyun alanları da mevcut.

Sağlık hizmetleri de çok gelişmiş durumda. Yani çocukların sağlığı için her şey düşünülmüş. En küçük bir sakatlık anında masörler ve fizyoterapistler devreye giriyor.


Eğitim genelde 5-6 yaşındaki miniklerden başlar. Ama çoğu zaman daha geç başlarlar. Ajax'ta 7-8 yaşından itibaren ilk takımlar oluşur ve 17-18'e kadar gider.

Öğrenciler yaşlarına göre sıralanıyor. Barcelona'da olduğu gibi A takım sisteminde oynatılıyorlar (4-3-3). Ajax alt yapısından çıkan isimlerden bazıları; Van der vaart, Seedorf, Sneijder, Kluivert, Bergkamp, Van der saar, Van basten, Rijkaard

Tips Modeli

Eğitimlerde ''Tips'' adı verilen model kullanılır. Tips'in açılımı, ''techniek, inzicht, persoonljikheid, snelheid'' yani teknik, kavrama-algılama, kişilik ve hız. Kişilik ve hız ilk etapta çocuklarda aranan özellikler. Çünkü bunların daha sonradan kişiye kazandırılması çok zor.

Eğitimlerin fiziksel ayağı ise 8 alana ayrılıyor. ''Koordinasyon, ''Çalım'', ''Şut, Pas ve Taç Atışı'', ''Kafa Vuruşu'', ''Bitiricilik'', ''Topsuz Oyunda Pozisyon Bilgisi'', ''Toplu Oyunda Pozisyon Bilgisi'', ''Dar Alanda Oyun Yeteneği''.

BUCASPOR FUTBOL AKADEMİSİ

Bucaspor akademisi İzmir'de yaşayan çocuklar için büyük şans. Akademinin merkezi Buca'da. 2007'de kurulan bu akademi bazı çalışmalarını Cemil Şeboy Tesislerinde de sürdürmekte.

Bucaspor akademisinde genelde seçilmiş öğrenciler (en iyiler) yer alır. ''Aday Yıldız Futbolcu İzleme Faaliyetleri'', ''Futbolcu Eğitim Kursu'', ve ''Futbol Akademisi'' olmak üzere 3 alanda çalışır.

Futbolculuk eğitimlerinin yanında öğencilerine ders eğitimi ve sosyal aktivite imkanı da sunar. Tesislerin 3 çim saha, 4 suni saha, lojman, spor salonu ve sosyal binası vardır.

Akademinin içerisinde 9 altyapı takımı vardır. Bunlar; U12, U13, U14, U15, U16, U17, U18, DSGL ve Bucaspor A2 takımıdır.


Eğitilen öğrenciler belirli seviyelerde isimlendirilirler. Her öğrencinin ait olduğu bir seviyesi vardır. Öğrenciler sırasıyla; ''seviye altı'', ''seviye'', ''elit altı'', ''elit'' seviyelerine yükselebilirler.

Akademiden şu ana kadar çıkan isimlere baktığımızda; Mehmet Batdal, Murat Karakoç, Koray Arslan, Sertan Vardar, Bekir Yılmaz, Sercan Kaya ve Salih Uçan'ı görmekteyiz.

ALTINORDU

Bucaspor'dan bahsederken İzmirli gençlerin çok şanslı olduğunu söylemiştik. İşte gençlerin şanslarından biri de başka bir İzmir futbol okulu Altınordu.

Sorumlu yöneticiliğini İsmail Güler'in yaptığı Altınordu ''İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu'' felsefesiyle yola çıkmış ve eğitimini de bu felsefe üzerinden vermektedir.

Kanıta ve kayıta dayalı eğitim programı uygulanır. 2006'da kurulan bu futbol akademesi 6 yıl gibi kısa bir sürede 13 kupa kazanmıştır.

Altınordu'ya ait tesisler İzmir Yeşilyurt, Kuşadası, Kuşadası AFA, Selçuk Efes, Işıkkent İzmir'de yer almaktadır.

ATHLETİC BİLBAO ALT YAPISI



İspanya'nın en isyankar takımı Bilbao. Bask bölgesinde doğup büyümeyen hiçbir oyuncuyu kadrosuna almıyor. Bu durum da tabii ki altyapıya önem verilmesi gerektiği anlamına geliyor.

Bilbao'nun başarılarına baktığımızda bu sistemi çok başarılı şekilde uygulayabildikleri de ortada. Real Madrid ve Barcelona ile birlikte alt lige düşmeyen tek takım Bilbao. 350 bin nüfusa sahip bir bölgeden bu kadar yetenekli isimler çıkartıyorsanız, bir şeyleri doğru yapıyorsunuz demektir.

Bilbao altyapılarında eğitim 7-8 yaşında başlıyor. Endüstriyel futbola karşı bir alternatif olarak örnek gösterilebilir Athletic Bilbao'nun sistemi. Takımın tamamı altyapıdan gelen genç oyunculardan oluşuyor ve bu kadro UEFA finali bile oynadı.

Takımdaki altyapı çıkışlı yeteneklere baktığımızda; Muniain, Javi Martinez, Amorebieta, Llorente, Andre Herrera'yı görmekteyiz.

BORUSSİA DORTMUND ALTYAPISI

İç ve dış kaynaklı olmak üzere 2 sistemi vardır. İç kaynaklı sistem; Dortmund veya çevre illerden akademiye oyuncu kazandırmak, dış kaynaklı sistem ise; Almanya, Polonya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerden yapılan araştırmalar sonucu akademiye oyuncu kazandırmak.

6-7 yaşına gelen çocuklar deneme için akademiye alınırlar. Resmi anlamda en alt seviye U9'dur.

Birçok büyük kulüp gibi Dortmund'un tesisleri de A takım tesislerinin olduğu yerde bulunmaktadır. Zaten Klopp gibi yetenek avcısı bir hoca da Dortmund'un yetenekli çocuklarının gözünün önünde kalmasını isteyecektir. Dortmund'lu gençlere eğitimlerin verildiği bu tesis oldukça modern koşullara sahiptir.


Yetenekli gençlerin yükselişine başlarındaki çalıştırıcılar karar verir. A takım çalıştırıcısı onay verirse oyuncu A takıma yükselebilir.

Altyapı sorumlusu olarak kulübün başında Wolfgang Springer bulunmaktadır. Özel bir ismi olmayan tesisler Dortmund/Bracel'de yer almaktadır.

Geçtiğimiz aylarda Fenerbahçe ve Dortmund arasında bir altyapı ortaklığı kurulduğunu da hatırlatalım.

Dortmund'un verdiği eğitim ortada. İşte Dortmund'un Footbonaut programı ve altyapısında yetişmiş bir çocuğun yaptıkları:


WEST HAM UNİTED VE SOUTHAMPTON

Çoğu kişinin tahmin etmediği bir isim West Ham eminim. Fakat sanılanın aksine çok gelişmiş bir altyapı ağı mevcuttur. Ted Fenton'ın 1950'de kurduğu bu akademi daha çok kişisel yetenek gelişimine önem vermektedir.

Çıkan oyunculara bir baktığımızda yukarıdaki tezimiz daha da güçleniyor; Rio Ferdinand, Frank Lampard, Carrick, Joe Cole, Jermain Defoe, Glen Johnson.

İngiltere'ye gelmişken hemen hızlıca diğer bir İngiliz ekibinden bahsedelim. Bu isim de sizi şaşırtmış olabilir. Şaşırmanız gayet normal. Çünkü pek de başarılı olamayan bir takım Southampton. Çok başarılı oyuncular çıkartıyor olmasına rağmen bunları elinde tutamıyor. Dolayısıyla da başarı gelmiyor.

Southampton sahalarından çıkan isimlere bakın; Alan Shearer, Wayne Bridge, Theo Walcott, Chamberlain, Gareth Bale.

AC MİLAN

Milanello adı verilen otoriteler tarafından en iyisi kabul edilen tesise sahiptir. Hatta Fransız oyuncu Desailly'e Chelsea transferinde ''Tesisleri nasıl buldun etkilendin mi?'' sorusu sorulmuş, Desailly de bu soruya ''Ben Milanello'yu gördüm.'' demiştir.


Bu tesis 1963'te inşa edilmiştir. İçerisinde 3 çim saha, 3 salon, 1 futbol sahası ve 1 astroturf alanı bulunmaktadır.

Eski günlerini mumla arayan Milan belli ki çareyi altyapıda görmekte. Gençlik kampı projesini başlatan Milan 42 ülke, 190 lokasyonda projesini gerçekleştiriyor. Bunu gerçekleştirdiği yerlerden birisi de Türkiye. Rüya Kampı adındaki futbol okulunda birçok Türk çocuk eğitim görmekte.

RENNES

Fransa'da altyapı denildiğinde akla Bordeaux, Marsilya, Lyon gelmesi gerekirken en iyi altyapı Rennes'e ait.

Rennes son 3 yıldır en iyi altyapıya sahip takım seçiliyor. Gourcuff, M'bia, Jimmy Briand, Mickael Silvestre, A. Revelliere, Etienne Didot, J.Fatty, S. Wiltord gibi isimler çıkartmıştır.


Altyapının başında Patrick Rampillon var. Rennes altyapıya kulüp bütçesinin sadece %10'unu aktarıyor. Bu da teknik ekibin başarılı olduğunu gösterir.

Takımın yarısını altyapıdan gelmiş oyuncular oluşturuyor. Bireysel çalışmaya önem veren bu sistemi eski futbolcu François Pinault yapılandırmıştır.

Decloisonnement uygulaması yapılmaktadır. Bu uygulama kapsamında 14 yaşındaki bir çocuk 16 yaşındakilerle birlikte oynatılır. Böylece eksiklerini daha net görür ve daha hızlı kapatır.

Rennes'in ülke içinde 8 direktör ve 25 gözlemcisi bulunmaktadır.

ÇANAKKALE DARDANELSPOR 

Takım anlamında pek başarılı olamayan Dardanelspor adeta futbolcu fabrikası görevi görerek ülke futboluna hizmet etmiştir.


Modern tesislerde eğitim veren Dardanelspor'un güçlü bir staff ve scout ekibi bulunmaktadır.

Oyuncu tercihi fizikli ve güçlü oyuncular tercih edilmektedir. Mehmet Topal, Selçuk İnan, Gökhan Zan, Haan Kabze, Tolga Seyhan, Okan Koç, Fevzi Elmas gibi isimleri Türk futboluna kazandırmıştır.


*** Hollanda futboluyla alakalı verdiği bilgiler için Oğuzhan Oğuz'a (AMK, Yarısaha.com)

*** Borussia Dortmund ile alakalı verdiği bilgililer için BVB Türkiye sayfasına teşekkürler



Avrupa'nın Önde Gelen Liglerindeki Şampiyonluk Mücadeleleri

22 Nisan 2013 Pazartesi

Avrupa'nın birçok liginde sezon sonu yaklaştıkça şampiyonlar da yavaş yavaş belli olmaya başlıyor. Biz de sizin için kısa kısa bilgilerle bu liglerin şampiyonluktaki son durumlarını aktarmak istedik. İşte o ligler ve şampiyonluk yolunda avantajlı takımlar.


İNGİLTERE

Premier lig'de sezonun bitmesine 5 hafta kala lider Manchester United'ın şampiyonluk yolunda büyük avantajı bulunuyor.

United, en yakın rakibi Manchester City'nin 13 puan önünde ve kalan 5 maçta toplam 3 puan alırsa şampiyonluğa ulaşacak.



İTALYA

İtalya Serie A'da da benzer bir durum var. Ligin bitmesine 5 hafta kala lider Juventus en yakın rakibi olan Napoli'nin 11 puan önünde.

Juventus'a şampiyonluk yolundaki kalan 5 maçta 4 puan yetiyor.


İSPANYA

La Liga'da ise ligin bitmesine 6 hafta kala Barcelona'nın ezeli rakibi Real Madrid'e karşı 13 puanlık üstünlüğü bulunuyor.

Şampiyonluk için lider Barcelona'ya 6 maçta 6 puan yetecek.


TÜRKİYE

Ülkemizde ligin bitmesine 4 hafta kala liderlik koltuğunda Galatasaray oturuyor. Galatasaray'ın en yakın takipçisi ise ezeli rakibi Fenerbahçe.

En yakın rakibinin 7 puan önünde olan Galatasaray'a kalan 4 maçta 6 puan yetecek.


FRANSA

Fransa'da 33. hafta sonunda PSG'nin büyük bir üstünlüğü bulunuyor. Lider PSG'nin 9 puan gerisinde ise Marsilya var.

PSG'ye kalan 5 hafta sonunda 6 puan yetiyor.


HOLLANDA

Hollanda'da ise lider Ajax. Lideri 4 puan gerisinden PSV Eindhoven ve Feyenoord takip ediyor.

Ajax'a kalan 3 maçta 6 puan yetecek.


PORTEKİZ

Portekiz'de 26. hafta sonunda 70 puanlı Benfica'nın liderliği bulunuyor. Liderin en yakın takipçisi ezeli rakibi olan Porto'nun ise 66 puanı var.

Benfica'ya şampiyonluk için kalan 4 maçtan 9 dokuz puan yetiyor.


DANİMARKA

Danimarka'da Kopenhag'ın en yakın rakibi olan Nordsjaelland'a karşı 10 puanlık bir üstünlüğü bulunuyor.

Lider Kopenhag'a şampiyonluk yolundaki 5 maçtan çıkarılacak 6 puan yetiyor.


ŞAMPİYONU BELLİ OLAN LİGLER

ALMANYA

Almanya'da ligin bitimine 4 hafta var, fakat şampiyon şimdiden belli. İki sezondur şampiyonluk yaşayamayan Bayern Münih bu sezon işi şansa bırakmadı ve şampiyonluğu şimdiden garantiledi. İkinci sırada ise son iki sezonun şampiyonu Borussia Dortmund var.


YUNANİSTAN

Yunanistan'da geçen senenin şampiyonu Olimpiakos bu sezon da şampiyonluğunu ilan etti. İkinci sırada ise PAOK var.


İSKOÇYA

İskoçya Premier Ligi'nde ise en yakın rakibinin 15 puan önünde olan Celtic şampiyonluğa uzandı. İkinci sırada ise Motherwell var.


HIRVATİSTAN

Hırvatistan'da ise en yakın rakibi Lokomotiva Zagreb'e 15 puan fark atan Dinamo Zagreb şampiyon oldu.


UKRAYNA

Ukrayna'da Lucescu'nun Shaktar Donetsk'i şampiyonluğa uzandı. İkinci sırada ise Metalist Kharkiv bulunuyor.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger