İBB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İBB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Takım Kurmanın En Ucuz Hali

20 Haziran 2013 Perşembe


HFBlog olarak önceki yazımızda düşen takımlardan alınabilecek oyuncuları "Batan Geminin Malları" başlığıyla sizlere aktarmıştık. Bu kez de aynı takımlardan kurulabilecek kadrolarla ilgili bir kaç örnek vereceğiz.

Öncelikle kurulabilecek en iyi kadrodan başlıyoruz.

Kadro 1 (4-4-2)
Tahmini Kadro Maliyeti: 13 Milyon Euro

Kaleci: Kalede 3 takımın kalecilerinin arasından en iyi olan Eduardo'yu seçtik. Geçmiş performansları ve bu sezon İBB'de gösterdiği performanstan dolayı, burayı en çok o haketmişti.

Defans: Sağ bekte ligin en iyi sağ bekleri arasında yer alan Geraldes'i kullanıyoruz. Bu sezon o da çok iyi bir performans göstermişti.

Stoperde eski performansını az da olsa aratan ancak yine de belli bir seviyenin üzerinde potansiyeli bulunan Stepanov ve ligimizin kalburüstü yabancı stoperlerinden biri olan Zayatte var.

Sol bekte savunmanın diğer kısımlarına göre zayıf nokta olsa da Türk olmasının verdiği bir kontenjan avantajı yaratabilecek Ferhat Öztorun bulunuyor.

Orta saha: Ön liberoda Orduspor'un sezon boyunca en diri kalan oyuncusu olan Ali Çamdalı bulunuyor.

Merkezde ise iki sezondur yüksek performansıyla göz dolduran Ben Yahia var.

Sağ kanatta bir dönem Arsenal'in de izlediği konuşulan genç yıldız Edin Visca var. Takımın büyük kozlarından biri.

Sol kanatta da Mersin'e geldiği ilk sezonunda muhteşem bir performans gösterip takımın lige tutunmasında büyük rol oynayan Nduka var.

Forvet: Sezonun uzun bir bölümünü sakat geçirmiş olsa da, sezon başında gösterdiği performansla ilk takıma girmeyi en çok hakedenlerden biri olan Barral var.

Ligimize geldiği zamandan bu yana büyük bir bitirici olduğunu her fırsatta gösteren Nobre, kadronun bir diğer santraforu durumda.

Kadro 1 (4-5-1 versiyon)
Tahmini Kadro Maliyeti: 13 Milyon Euro
4-5-1 versiyonunda ise ilk kadrodan tek isim değişiyor. O da Barral'ın yerine gelen Mahmut Tekdemir. Genç oyuncu son yıllardaki performansıyla büyük çıkış yakalayarak adının çokça anılmasını sağlamıştı.

Kadro 2 (4-4-2)
Tahmini Kadro Maliyeti: 10 Milyon Euro

İkinci kadromuz ilk kadronun yedeklerinden oluşuyor. İlk kadroya giremeyeceğini düşündüğüm oyunculara burada yer verdik.

Kaleci: Kalede Eduardo'dan sonra ikinci tercihimiz olan Fornezzi var. Tabi bunda MİY takımının kalecilerinin istikrarsız performansları da önemli.

Defans: Sağ bekte Orduspor'un yıl boyunca sağ kanadını etkin bir şekilde kullanmasında önemli rol oynayan Garcia bulunuyor.

Stoperlerde Fenerbahçe altyapısının ürünü olan Can Arat var. İBB'ye geldiği sezondan bu yana istikrarlı bir performans sergilemişti. Can Arat'ın yanında ise, İBB STSL'ye çıktığı ilk sezondan bu yana takımın formasını giyen M.Vinicius bulunuyor.

Sol bekte ise, defansın her iki kanadında da oynayabilen bir genç yetenek var. Gençlerbirliği'nin yeni futbolcusu Serkan Yanık...

Orta saha: Ön liberoda her ne kadar bu sezon bekleneni veremese de bir dönem Fenerbahçe'nin listesinde bulunan Gosso var.

Onun önünde ise adını Manisaspor formasıyla Türk futbolseverlere ezberleten Nizamettin Çalışkan var. O da gelecek sezonda Gençlerbirliği forması giyecek olanlardan.

Sağ kanatta İBB'nin geçen sezonun devre arasında transfer ettiği futbolcu olan Tom var. Tom bu sezon dikkatleri üzerine çekecek bir performans sergilemişti.

Sol kanatta ise yine İBB'nin bir futbolcusu var. Geçen yaz transfer döneminde adı bir ara Galatasaray'la anılan Doka'nın bu kadroda neden yer aldığı zaten belli değil mi?

Forvet: Geçen sezon Orduspor kadrosuna dahil olan Hasan Kabze'de forvette görev alacak ilk oyuncu. Bu sezon gösterdiği performansla bu kadroda bulunması hiçte şaşırtıcı değil.

Bir diğer santrafor da iki sezondur Orduspor forması giyen ve Orduspor'un gol yükünün büyük bir bölümünü omuzlarına alan Stancu bulunuyor.

Kadro 2 (4-5-1 versiyon)
Tahmni Kadro Maliyeti: 10 Milyon Euro

İkinci kadronun da 4-5-1 versiyonunda tek bir oyuncu değişiyor. O da Hasan Kabze'nin yerine kadroya giren Murat Ceylan. Genç oyuncunun adı bir dönem ülkemizin büyük kulüpleriyle de anılmıştı. Murat Ceylan'ı bu kadroda Gosso'nun yanında, çift yönlü bir orta saha olarak kullanıyoruz.

Kadro 3 (4-4-2)
Tahmini Kadro Maliyeti: 6 Milyon Euro

Son kadromuzda da diğer kadrolarda yer veremediğimiz oyunculara yer veriyoruz.

Bu kadroda diğer kadrolarda olmayan 4 oyuncu bulunuyor. Bunlardan ilki, sağ kanatta oynayan ve bu sezonun devre arasında MİY takıma transfer olan Raheem Lawal. Genç oyuncu kısa sürede kadroya adapte olup, yüksek bir performans göstermiş ve her ne kadar takımı düşse de gelecek sezon STSL'de oynayabilecek kapasitede olduğunun sinyallerini vermişti.

Diğer bir kanat oyuncusu da Ömer Can, asıl mevkii santrafor olan oyuncuya, aynı zamanda hücumun her iki kanadında da görev yapabildiğinden sol kanatta yer verdik.

Diğer iki oyuncu da forvetten. Bunlardan biri daha önce Samsunspor formasıyla PTT 1.Lig'de muhteşem bir performans sergileyen Simon Zenke. Genç oyuncu bu sezonun devre arasında İBB takımına transfer olmuş ve iki yarı çok kötü bir performans sergileyen takımın diri kalan isimlerinden biri olmuştu.

Son oyuncu da Bursaspor tarihinin ilk şampiyonluğunda büyük bir öneme sahip olan Turgay Bahadır. Son sezonlarda büyük bir düşüş sergileyen oyuncu, eski yıllarda gösterdiği performansın verdiği izlenimle bu kadroya girmeyi başardı.

Düşen takımların, diğer kulüpler için büyük bir şans olduğunu anlatmaya çalıştığımız yazılara bir yenisini daha ekledik. Bu şans, düşen takımlardan alınacak her oyuncunun normal şartlardan daha ucuza gelmesiydi. Düşen takımlar için büyük bir sıkıntı yaratan bu olay, diğer takımların her zaman işine gelir ve her zaman üst lige çıkan takımlar, kadro eksiklerini önce bu takımlardan oyuncular araştırarak, bularak giderir. Bakalım bu transfer döneminde batan geminin malları olarak nitelendirilen oyuncuların yeni adresi neresi olacak?

HFBlog olarak bu yazımızda küme düşen takımlardaki oyunculardan değişik versiyonlarla kadrolar kurduk. Bizimle kalın...


Not: Kadrolar kurulurken yabancı sınırıları dikkate alınmamıştır. Ve tahmini kadro maliyetlerinde transfermarkt.com.tr sitesindeki piyasa değerleri baz alınmıştır.

Hayatın Futbolu - Altan Tanrıkulu Röportajı

22 Mayıs 2013 Çarşamba


Hayatın Futbolu ekibi olarak röportajlarımız tüm hızıyla sürüyor. Futbolu takip eden herkesin tanıyacağı bir isimle bu sefer sohbetimiz. Altan Tanrıkulu ile, ''Altan Abi'' ile... Anadolu Yakasındaki evinde ağırladı bizi Tanrıkulu ailesi. Kapıda karşılayan da küçük Emir oldu. Kamera ve ekipmanlara olan merakı ''geleceğin medyacısı'' izlenimini verdi bize.

Altan Tanrıkulu'nun kendine ait bir bilet koleksiyonu var. Üzerinde çalışmaya 1996 yılında başlamış. Koleksiyon derken öyle basit bir koleksiyon değil, dosyalarca bilet var. İlk Dünya Kupasından tutun da bildiğiniz tüm efsane maçlara, trajedilere sahne olmuş  Heysel bileti bile var. Türk takımlarının Avrupa'da oynadığı karşılaşmaların tüm biletleri var neredeyse. Sadece birkaç maç eksik. Yani küçük Emir'i adeta bir hazine bekliyor.


Bize kalsa saatlerce biletleri inceleyip üzerine sohbetler edebilirdik ama yapmamız gereken bir röportaj var.

Bu sezonu nasıl yorumluyorsunuz, futbolun içinden birisi olarak?

Bu sezon Lig TV'de değil de Show TV ve Skytürk'te çalıştım. Bu yüzden diğer sezonlara göre daha az maç izlediğim bir sezon oldu. Yerinde maç izlemek benim için çok heyecan verici bir olaydır. Pazar günü programımız olduğu için Pazar maçlarına hiç gidemedim mesela. Televizyondan izlediğim maçlar hakkında yazı yazmaktan keyif almıyorum. Ama maalesef Rıdvan Dilmen'inden Şansal Büyüka'sına, Hıncal Uluç'undan Ahmet Çakar'ına, Uğur Meleke'sinden Mehmet Demirkol'una, birçok kişi bu durumda kalıyor. Ben kendim bir ilke edinmiştim; sadece izlediğim maçlarla alakalı yazacaktım. Bu sezon bunu yapamadım. Bu yüzden üzgünüm. Kendi açımdan mesleki bir değerlendirme yapmak istedim.
Bu sezon futbolun ileri gittiğini düşünüyorum. Şöyle düşünelim; 72 puan topladı Galatasaray,  sonuncu Mersin 21 puan topladı, ikisinin toplamı 93 yapar. 2'ye bölersen 46,5 yapar. Ligin 8.si ve 9.sunun puanı 46. Ligin aritmetik ortalaması geometrik ortalamasıyla aynı. Dengeli bir lig olduğunu gösterir bu. Bayern munih, 6 hafta önceden ilan etmiş şampiyonluğunu, en erken biten lig olmuş, en çok puan topladığı lig olmuş. Barcelona hemen hemen aynı  Manchester hemen hemen aynı, İtalya'da Juventus hemen hemen aynı. Yani Avrupa'ya baktığınızda bizdeki heyecan çok fazla yoktu, bizdeki çekişme çok fazla yoktu. Fenerbahçe Gençlerbirliği'ne yenilmemiş olsaydı, ben yine Galatasaray'ı şanslı görüyorum son hafta Trabzon'u yenerdi çünkü, joker maçtı o. Hak edilmiş bir şampiyonluktur bu. Özetle ligin kalitesi yukarıya çıktı bu sezon.


Fenerbahçe oldukça fazla para harcadı transferlere, bir tarafta da bu sezona ''Feda'' sezonu diyen bir Beşiktaş var. Sezon sonunda aradaki puan farkı sadece 3. Sizce Beşiktaş mı başarılı, Fenerbahçe mi başarısız?


Puan olarak bakarsan söylemlerinde haklı olabilirsin, ben puan olarak bakmıyorum 2.lik Fenerbahçe için başarıdır. Eğer Avrupa Ligi'nde yarı final oynamamış olsaydı bence hayal kırıklığı olurdu. Galatasaray'dan 16-17 maç fazla oynuyorsun, Beşiktaş'tan belki de 20 maç fazla yapıyorsun. Bu önemli bir kriter. Yarıştığın takımın 3 puan önündesin ama Beşiktaş çok büyük avantajlara rağmen bunu değerlendiremedi. Şöyle diyelim; bu ligde her zaman Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray ilk üçte yer almıyor. Bursaspor da giriyor, Trabzonspor da giriyor yarışa. Bu sene giremediler başka takımlar. Fenerbahçe bu kadar krize rağmen, Alex krizi vs. düşüş yaşayabilirdi ama yaşamadı. Beşiktaş'ı başarılı buluyorum. Her şeye rağmen iyi bir yerde bitirdi. Avrupa kupaları için de önemli bir mücadele olacak gelecek sene.


Aragones döneminde de Fenerbahçe 61 puan topladı diye hatırlıyorum. Başarısız kabul edilip gönderilmişti Aragones...


Aragones döneminde Fenerbahçe galiba 4. oldu.2.lik ve 4.lük arasında da büyük bir fark var. Şampiyonlar ligine gitme maçı oynayacak Fenerbahçe. Basel şampiyon olursa seri başı olacak. O yüzden 4.olsaydı Aykut Kocaman'la da yollar ayrılabilirdi. Türkiye Kupası kaybedilirse yine seyircinin bir baskısı olacaktır Aykut Kocaman üzerinde. Yönetim yeni sezona Aykut Kocaman'la başlayacaktır bu sezon. Ama gelecek ne getirir bilemeyiz. Her takımın başarılı olmasını diliyorum. Ben Fenerbahçeliyim Fenerbahçe başarılı olursa, Avrupa'da ilerlerse daha mutlu olurum. Türk futbolunun iyi yerlere gitmesi için Fenerbahçe yeterli değil, rekabetle birlikte toplu olarak yukarı çıkmak lazım. Bu da Galatasaray, Trabzon, Beşiktaş ve diğer takımların başarılı olmasından geçiyor.


Bu sezonun en başarılı Teknik adamı kimdir sizce? Aykut hoca ve Fatih Terim dışında ligin aşağılarına inersek?


Prosinecki. 19 puan toplayan ve küme düşme hattına yakın bir takımı toplayıp ligde çok önemli bir yere getirdi. Yılmaz Vural da iyi iş yaptı. Ama Yılmaz Vural'ın iyi iş yapması biraz da Orduspor'un ve Mersin'in zafiyetinden kaynaklandı diye düşünüyorum. İBB'nin Webo'yu satmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Yoksa çok harika bir futbol oynayıp kalmadılar. Ama Kayserispor düşme hattından çıkıp önemli yerlere geldi. Prosinecki zaten önemli bir futbolcuydu. Burada da iyi iş başardı.


''ARAGONES, CUPER GİBİ İSİMLERİN DÖNEMİ GEÇTİ. HEYNCKES BİLE BU KADAR BAŞARIYA RAĞMEN BIRAKIYOR.''


Orduspor hakkında ne düşünüyorsunuz?  Sezon başında Avrupa hedefiyle yola çıkmışlardı ama küme düştüler. Bu düşüşü neye bağlıyorsunuz? Hedeflenenle elde edilen arasında dağlar kadar fark var.

Söylemlerinin hepsine katılıyorum. Hector Cuper'i biraz araştırmak lazımdı getirmeden önce. Zaten Yunanistan'da da bir düşüş içerisindeydi çok fazla kulüp değiştiriyordu. İsmi büyük bir teknik adam ama o isimlerin, -Aragones,Cuper vs. dönemlerinin geçtiğini düşünüyorum.  Heynckes bile bu kadar başarıya rağmen bırakıyorum diyor. Ferguson mesela. İnan ki 3-4 yıl daha götürür hiçbir şeye karışmasına gerek yok. Ama bırakıyorum diyor. Yani Hector Cuper'in de Orduspor'a, Türk futboluna katacağı birşey olduğunu düşünmüyordum. Artık gençlik çağındayız. CEO'lar 25-30 yaşında seçiliyor dünya şirketlerinde. Google'ı, Facebook'u kuran çocukların yaşları ortada. O yüzden futbolcularla mücadele etmiyorsunuz artık. İletişim kurmanız lazım. Bu tip yaşlı teknik direktörler futbolcularla mücadele ediyorlar çünkü farklı bir jenerasyondan geliyorlar. Farklı jenerasyondan geldikleri için de onların sorunlarını anlamakta sıkıntı çekiyorlar. Sosyal medyayı iyi kullanan, blog yazan teknik direktörler olmalı artık. Antrenman dışında zamanın da var bolca. Futbolcular da bunu yapabilir. Mesela Alex'i bu konuda tebrik etmek lazım. Sosyal medyayı kullanarak çok iyi bir ortam oluşturuyordu kendine. Dünyada bunun çok örnekleri var. Mesela Mesut Özil çok etkin kullanır, Drogba da öyle. Bunlar çok güzel şeyler. Teknolojik yenilikleri ve imkanları camiana zarar vermediğin sürece, bir silah olarak kullanmadığın sürece işin içine girmek çok güzel bence.


''BEN FENERBAHÇE'NİN ŞAMPİYON OLMASINI BEKLİYORDUM. GALATASARAY'IN ŞAMPİYONLUĞU BANA GÖRE SÜRPRİZ OLDU.''


Bu sezonun en çok sürpriz yaratan takımı ve oyuncusu kim?

Bana sorarsan Galatasaray. Ben Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını bekliyordum bana göre sürpriz oldu. Ama en büyük sürpriz Trabzonspor'un ligdeki durumu. Oyuncu bazındaki sürpriz pozitif anlamda Batalla,  Bursaspor'u bulunduğu noktaya taşıyan 2 teknik direktör ve Batalla oldu. Negatif anlamda sürpriz yaratan ise gözlemlerime göre Volkan Demirel. 

Ligin ilk yarısındaki Akhisar ile ikinci yarısındaki Akhisar arasında çok fark var. Gekas mı değiştirdi herşeyi? Taktiksel anlamda tek eksikleri bir golcü müydü?

Futbol çok enteresan bir oyun. Hiç oyuncu alıp göndermeyen Antalyaspor erteleme maçında Akhisar'ı yenmiş olsa Galatasaray'la aynı puanda ligi bitiriyordu. 2. yarıda düşme hattına yaklaşıyordu. Bu yüzden sadece oyuncu geliş-gidişleriyle açıklanamaz bazı durumlar.  Her şeyi Gekas'a bağlamamak lazım. Sercan'a, Kenan'a, kaleci Oğuz'a, Çağdaş'a ve o takımdaki diğer isimlere haksızlık olur bu. Her şeyden önce Akhisar'ı sahiplenen bir yönetimi var.

Düşen takımlar sürpriz oldu mu sizin açınızdan?

Mersin'in düşeceğini beklemiyordum. Galatasaray'la içeride 1-1 berabere kaldı. Fenerbahçe'ye de 90.dk golüyle yenildi. Orduspor'un düşmesini istiyordum. Sıkıcı ve kapanan bir futbol oynuyordu. İBB'nin de lig takımı olmadığı için düşmesini istiyordum. Seyircisi yok ve farklı formatta bir takım. Olimpiyat Stadyumunda oynuyor maçlarını. Soğuk geliyor bana. Taraftarları başka bir yere transfer olsa çok güzel olur. Bozbaykuşlardan söz ediyorum.

 Düşen takımların kadrosu çok güçlüydü. Direk bu 3 takımı önümüzdeki sezon ligde görebilir miyiz?

Hayır. Bazı oyuncularını mutlaka kaybederler. Stancu'nun, Hasan Kabze'nin, Nobre'nin kesinlikle Süper Lig'de kalacağını düşünüyorum. Zaten o kulüpler de mali açıdan o oyuncuların maliyetini orada karşılayamazlar. Manisaspor'a bakıyoruz geçen sene düşmüştü bu sene play off'ta oynuyor. 4-5 tane Süper Lig kalitesinde oyuncuları var ve gayet iyi götürüyorlar.

Feda sezonu adı verilen bir sezonda Samet Aybaba getirildi takımın başına. Takım sezon sonunda 3. oldu. Samet Aybaba gönderilmek üzere veya gönderildi. Başarısız mı sizce? Haksızlık mı ediliyor?

Haksızlık diye düşünmeyelim. Dünyanın en başarılı takımlarından biri Barcelona. Mourinho'lu Real Madrid bu sene 6 kez karşılaştı ve  hiç yenilmedi onlara. Kral Kupasından eledi. Ve sezon başında İspanya Süper Kupası'nı kazandı. Yani teknik direktörlerin gitmesi gelmesi sadece başarıya bağlı değil. Bunu birazcık farklı algılamak lazım. Samet Aybaba Beşiktaş'ın beklentilerini başka yönde karşılayamayacağı için gidecek olabilir. Onun da bunu anlayışla karşılaması lazım. Sezon ortasında Ünal Aysal'la yaşadığı problemler yüzünden ''Eleman'' polemiği vs.Fatih Terim ayrılma noktasına geldi , Aykut Kocaman istifa etti sonra geri döndü, Şenol Güneş gibi Trabzonspor tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden biri ayrıldı. Hiddink milli takımdan ayrıldı. Evet artıları var 3.lük iyi bir sonuç, iyi de bir futbol oynattı. Ama sonuçta şampiyon yapmadı takımı

Peki Trabzonspor? Bu sene çok kötüydüler. Gelecek sezon bir toparlanma olur mu sizce?

Bence Trabzonspor çok kötü gidiyordu ve yaptıkları en iyi iş takımın başına Tolunay Kafkas'ı getirmek oldu. Çünkü Tolunay kendiyle yarışan bir insan, aşırı hırslı bir insan. Eşi Trabzonlu bu yüzden Trabzon camiasını da çok iyi tanıyan bir insan. Milli takımlarda görev aldı, Kayserispor'u çalıştırdı, gurbetçi ve yerli gençleri çok iyi tanıyor. Zaman zaman ekrana agresif görüntüler verebilir ama hırsını Fatih Terim gibi takıma pozitif yansıttığında kupada nerelere getirebildiğini gördük. İnşallah artılarıyla öne çıkar. Yönetimin ne olacağını bilmiyorum. Sadri Şener çok onayladığım bir başkan değil ''Ben olduğum sürece Fenerbahçeyle düşmanlık bitmeyecek.'' dedi. Bir vatandaşımız ölmüşken üstelik. Ben Tolunay Kafkas kalsın, Sadri Şener gitsin diyenlerdenim.

Şiddet olayları çok fazlar arttı bu sezonda. Bunda şüphesiz herkesin payı var. En son bir çocuk öldürüldü. Bu gelinebilecek son nokta olsa gerek. Devam edecek mi bu şiddet sizce?

Etmez. Devlet el koyar ve etmez

''DAYAK YEMESİ GEREKENLER YER, BİBER GAZI İSTEYENLER BİBER GAZI ALIR. POLİS ÇİZGİYİ AŞARSA CEZASINI ÇEKER.''


Özel güvenlikler çıkıyor, yerini polise bırakıyor artık tribünlerde. Bu şiddeti daha fazla tetiklemez mi?

Hayır. Dayak yemesi gerekenler yer, biber gazı isteyenler biber gazı alır. Polis eğer çizgiyi geçerse onlar cezalarını çeker ama bu olaylar engellenmiş olur. Sağlıklı bir şekilde vatandaşların maça gidebilmesi için zannediyorum 2 yıllık bir süre yeterli. İngiltere bununla uzun süre savaştı. Almanya neden dünya futbolunda zirve yapmaya başladı? Önce tribünlere bir bakmak lazım. Kombineler, okullu taraftarların artması. Herkesin bir show içerisinde maçı seyretmesi ama maça da katılması. Schalke ve Borussia Mönchengladbach maçlarında nasıl etki ettiklerini gördük. Sizi her anlamda yukarı taşıyan bir sistemleri var. Bizim de yavaş yavaş oraya geleceğimizi düşünüyorum.

Kadrolar daha belli değil ama özellikle 2 takımımız, Galatasaray ve Fenerbahçe'yi Avrupa'da nerede görüyorsunuz önümüzdeki sezon?

2 takım olarak bakmayalım. 5 takımın da kendine uygun transfer yapması lazım. Çünkü Fenerbahçe ve Galatasaray'a çıkacak takımlara karşı  transfer yapacak.  Ama diğer 3 takıma çıkacak takımlar daha alt seviyede. Onlar da transfer yapacak. Mesela Trabzon Videoton'u elemeliydi. Bursaspor Twente'yi eliyordu. Gelecek sene doğru hamleleri yapabilirsek en azından Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'ın dışında 1 takımı daha Avrupa Ligine atabilirsek gelecek sene bir Türk yılı olabilir. 2002'de Denizlispor'un yaptığını, Malatyaspor'un yaptığını, Gaziantepspor'un yaptığını, Gençlerbirliği'nin yaptığını unutmamak lazım. 



Not: Misafirperverliğiyle bizi oldukça mutlu eden Tanrıkulu ailesine teşekkürler.


STSL'de Düşme Hattındaki Son Durum

16 Nisan 2013 Salı

Spor Toto Süper Liginde düşme hattı da en az Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki şampiyonluk mücadelesi kadar sıcak geçiyor.


Mersin İdman Yurdu maalesef lige çok erken havlu attı. 29 maçta sadece 21 puan toplayabildiler. Bundan sonra ligde kendi açısından  formalite maçları oynayacaklar fakat oynadıkları maçlar düşme hattını şekillendirecekler. Karabük, Akhisar ve Elazığ ile oynayacaklar.

Ligde 17.sırada olan Orduspor lige çok farklı hedeflerle başlamıştı halbuki. Hector Cuper ile Avrupa kupalarına katılma hedefi koymuşlardı kendilerine. Şu anda düşme potasındaki takımların arasındalar. Cuper'in yönettiği takımlara baktığımızda bu tarz durumlara rastlayabiliyoruz. Sezona hızlı giriş yapıp son haftalara doğru büyük düşüş yaşıyor Cuper'in yönettiği takımlar. İnter ve Valencia örnekleri var elimizde. Trabzonspor karşısında alının 1-0'lık mağlubiyet sonrası Cuper'in yerine göreve bir Ordu'lu olan Cevat Güler getirildi. Bundan önce de ligin bitimine 5 maç kala Galatasaray'ın başına geçirilen Cevat Güler bu sefer 6 maç kala Ordu'nun başında. Orduspor'un kalan maçlarına baktığımızda Ordu açısından pek de avantajlı bir fikstürle karşılaşmıyoruz. Evinde Kasımpaşa'yı ağırlayacak Karadeniz temsilcisi için tek çare 3 puan. Kasımpaşa maçından sonra sırasıyla; Beşiktaş (D), Bursaspor, Antalyaspor (D) ve en yakın rakibi Akhisar maçı var.

Akhisar Bld. Genç. ise ligin sürpriz ekiplerinden birisi oldu. Ligin ilk yarısında kötü bir performans sergileyen ekip, ligin ikinci yarısında çıkışa geçti. Devre arasında yapılan Kerem Bulut, Theofanis Gekas ve Oğuzhan Ağzar transferlerinden, özellikle de Gekas'tan yüksek verim aldılar. Mersin İdman Yurdu ve Orduspor'un aldığı mağlubiyetlerden faydalanarak 18.likten iki basamak yukarı çıkmayı başardılar. Elbette bunda Hamza Hamzaoğlu ve ona koşulsuz destek olan yönetimin de katkısı büyük. Akhisar'ın kalan maçlarına baktığımızda evinde Beşiktaş'ı ağırlayacaklar ve Bursaspor deplasmanına gidecekler. Bu maçları Antalyaspor, Mersin İdman Yurdu ve Orduspor maçları takip edecek. İşlerin son maça kalacağı düşünülürse son hafta müthiş bir mücadele bizi bekliyor olacak.

Belki de en büyük dezavantajlardan birine sahip İBB. Taraftar desteği... Az sayıdaki ''Boz Baykuşlar'' haricinde boş tribünlere oynuyorlar ve bu da ister istemez takıma olumsuz yansıyor. Devre arasında etkili oyuncuları Pierre Webo'yu Fenerbahçe'ye sattılar ve Tayfun Pektürk ile Zenke'yi aldılar. İBB'nin maçlarına bakacak olursak; Gaziantepspor, Sivasspor (D), Fenerbahçe, Trabzonspor (D), Kasımpaşa. Görüldüğü gibi İBB'nin de işi hiç kolay değil. Sivasspor deplasmanından itibaren çok zorlu maçlar bekliyor. Kupa hedefi olan Fenerbahçe, düşme potasına girmek istemeyen Trabzonspor ve Avrupa hedefi olan Kasımpaşaspor ile oynayacaklar.

Karabükspor kadrosuna hiç yakışmayan bir yerde diyebiliriz. Sezon içerisinde oldukça iyi sonuçlar alan, dört büyüklerin tümünü yenen Karadeniz ekibine adeta nazar değdi. Lua Lua ve İlhan Parlak'tan oldukça fazla verim aldılar. Devre arasında Hakan Özmert, Onur Cenik ve Umut Sözen'i aldılar. Kalan maçlarına baktığımızda işleri rakiplerine göre bir nebze olsun daha kolay diyebiliriz. İddiasız Mersin İdman Yurdu ile oynayacaklar. Ondan sonra Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor ve Fenerbahçe maçları var. Elazığ ile oynayacakları maç adeta kader maçı. Bu hafta Galatasaray ile oynayan Elazığ, Karabük maçına daha sıkı sarılacaktır. İşler son haftaya kalırsa işi en zor olan takım belki de Karabük. Şampiyonluğu kovalayan Fenerbahçe ile oynayacaklar ve Mesut Bakkal ile öğrencilerinin işi hiç de kolay olmayacak.

35 puanla 13.sırada bulunan Yılmaz Vural'ın öğrencileri diğer rakiplerine göre biraz daha rahat. Fakat bu rahatlık sadece 1 maç sürebilir. Olası bir Galatasaray mağlubiyeti Elazığspor'u yeniden potaya sokar.  Elazığspor, Galatasaray(D), Karabükspor, Mersin İdman Yurdu, Gaziantepspor, Sivasspor (D) ile oynayacak. Özellikle Karabükspor ile oynayacakları maç belirleyici olacak. Devre arasında bolca transfer yaptılar. Mustafa Sarp, Mehmet Çakır, Önder Turacı, Eren Aydın, Tidiane Sane, Tolga Özgen, İvan Sesar, Roland Alberg, Hamza Çakır, Mario Jervis ve Emir Kujovic'i aldılar. Yapılan bu transferlerle ligdeki durumu karşılaştırdığımızda aklımıza şu soru geliyor: '' Çok transfer mi, az ama gerekli transfer mi?''

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger