Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Büyük Takım, 5 Büyük Adam : Efsane Başkanlar

3 Mayıs 2013 Cuma


BEŞİKTAŞ

Kuşkusuz her Beşiktaşlıya veya futbolsevere Beşiktaş'ın efsane başkanlarını sorsanız size ilk vereceği cevap Süleyman Seba'dır. 20 yaşında Beşiktaş A takımında top koşturmaya başlayan; futbolculuğu her ne kadar ön plana çıkmış olmasa da, 21 yaşındaki genç Seba İnönü Stadı açılışında İsveç takımı AIK'ya ilk golü atmış, adını tarihe yazdırmıştır. Fakat o dönemin taraftarları, ilk golü atan gencin ileride Beşiktaş'a başkan olup, başarıdan başarıya koşturacağını kim tahmin edebilirdi ki?


Beşiktaş'ın sıkıntılarla boğuştuğu 1984 yılında başkanlık koltuğuna oturmuş ve 2000 yılına kadar görevini sürdürmüştür. 16 senelik başkanlık süresince Beşiktaş 5 lig şampiyonluğu yaşamış; 4 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı, 2 Başbakanlık ve 4 TSYD Kupası kazanmıştır. Beşiktaş şampiyon olmadığı dönemler bile her zaman ilk 2 içinde kalmış, "Şerefli İkincilikler"le hiçbir zaman havlu atmayan bir takım olgusu haline gelmiştir. 2000'li yıllara gelindiğinde takımın kötü gidişatı başkana kesilmiş, bu eleştirilerden rahatsızlık duyan Süleyman Seba Mart ayındaki kongrede başkan adayı olmadığını açıklamıştır. Başkanlık görevini bitirdikten sonra kongre üyeleri , oy birliği ile Hakkı Yeten'den sonra Beşiktaş'ın ikinci onursal başkanı olarak Süleyman Seba'yı seçmiştir.

İlginizi çekerse Süleyman Seba videoları için tıklayın.


BURSASPOR

80'li yılların sonuna doğru Türkiye'de futbol anlamında -Trabzonspor'un son şampiyonluğunu alması ile birlikte- 3 büyüklerin hegemonyası iyice artmıştı. Lig şampiyonluğunu 3 büyükler yaşıyor, diğer kupaları nadiren de olsa Anadolu kulüplerinden çıkıyordu. Ancak fikstürler 2009-2010 sezonunu gösterdiğinde Anadolu, şampiyon bir şehir çıkaracaktı. Bursaspor'un tarihindeki ilk lig şampiyonluğunu yaşatan olarak başkan İbrahim Yazıcı; şampiyon takımı ile tarihe adını kazdırmıştı.


Daha önce siyasetle ilgilenen ve milletvekili olan İbrahim Yazıcı, 88-92 yılları arasında ilk olarak başkanlık yapmış, takımın o dönemki en büyük başarısı Başbakanlık Kupası olmuştu. Daha sonra 2007 yılında yapılan kongrede tekrar Bursaspor'un başkanı seçilmiştir. Kulübün geçmişindeki başkanların görev süresine bakıldığında ortalama 2-3 senede görevini bitirmiş olmalarına rağmen İbrahim Yazıcı, 50 yıllık kulüp tarihinde 10 seneyi aşkın başkanlık deneyimi yaşamış ve halen de  devam etmektedir. Göreve geldiği 2007 yılında futbola dair gerekli yatırımları yapmış, şampiyonluğa zemin hazırlamıştır. 2009'a kadar bir başarı sağlamasa da 2009 yılında takımın başına Ertuğrul sağlam'ı getirmiş, hepimizin bildiği gibi Sağlam yönetiminde ligde fırtına gibi esen ve sonu mutlu sonla biten bir Bursaspor'un ortaya çıkmasına ortak olacaktı. Bursaspor'un bu efsane sezonuna öncülük eden Yazıcı; kulüp tarihi ve taraftarlarca "Büyük Başkan" olmuştur


FENERBAHÇE

Fenerbahçe'nin en kötü sezonundan alıp başarılarla dolu yıllara taşıtan öykünün başkahramanı olmuştur Ali Şen.

Göreve geldiği 1980-81 sezonunda son 3 sene şampiyonluk yaşamayan; küme düşme potasında averajla ligde kalan bitik bir Fenerbahçe'de dümenin başına geçmiştir. İlk sezonunda Westphalia Kupası, Donanma Kupası gibi çeşitli kupalar kazanmış fakat lig şampiyonluğunu kazanamamıştır. Sonraki sezon ciddi yatırımlarla lige adeta fırtına gibi girerek hem lig şampiyonluğunu hem de Türkiye Kupasını kazandı. Fenerbahçe o sezon "bir sezonda 5 kupa" rekorunu egale etmiştir. 2 sezonda Fenerbahçe'ye layık olan yere getirmiş, deyim yerindeyse "zirvede bırakmış"tır. Diğer başkanların aksine takım ligde birinciyken görevinden ayrılmıştır.


Ali Şen'in altyapı ve tesisleşmeye verdiği katkıda yıllardır izlerini devam ettirmiştir. 82-83 sezonunda Fenerbahçe Stadını tekrar açmış, Dereağzı tesislerini çimlendirerek Türkiye'deki ilk çim antrenman sahası olmuştur. Bunun dışında sadece futbol değil, diğer amatör branşlarda da atılım yapmıştır. Çok nadir başarılar sağlanan amatör branşlarda (basketbol, voleybol, masa tenisi, yüzme, atletizm, kürek, güreş) yeniden canlandırmış, hem Türkiye'de hem de Avrupa'da başarılı olmuştur.

Ali Şen'in ikinci başkanlığında (94-98) yine çok sıkıntılı bir dönemde başkanlığa gelmiş; 4 sezondur şampiyon olmamış takım 5. sezonunu da Ali Şen'le başlamıştır. Yönetimden çıkan çatlak seslere karşılık taraftarların "Ali Şen başkan, Fenerbahçe Şampiyon" tezahüratları iyi bir destek olmuş, Ali Şen'e karşı olan tavırlar yumuşamış, başkanlığına devam etmiştir. O sezon fenerbahçe 5 yıl aradan sonra ilk kez şampiyonluğuna ulaşmıştır. Ali Şen'in özel hayatı ona karşı olan eleştirileri haklı olabilir fakat onu efsane yapan şey; Fenerbahçe'nin en kötü zamanlarında sorumluluğu üstüne alıp gerek başarıları, gerekse kulübe ve diğer branşlara verdiği üstün hizmetlerinden dolayı onu efsane yapacak nitelikte olmuştur.

GALATASARAY

Galatasaray'da efsane denilince akla ilk gelen "efsane" 96-2000 sezonudur. Galatasaray'ın o müthiş yıllarında o başarıların baş rolünde de tabi ki başkan Faruk Süren vardır. Futbol takımının kazandığı başarılar bakımından sadece Galatasaray'ın değil, Türk futbol tarihinin en başarılı başkanıdır.


Alp Yalman'dan aldığı başkanlık koltuğunda futbol takımıyla alakalı ilk adımı tam yetkiyle Fatih Terim'i takımın başına getirmek olmuştur. Başkanlık koltuğunda olduğu 5.5 yıl süresince Galatasaray 4 sene üst üste lig şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası, 3 TSYD Kupası, 2 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 UEFA ve 1 UEFA Süper Kupası olmak üzere toplam 14 kupa kazanmıştır. Ayrıca 2000 yılında kazandığı bu başarılardan ötürü FIFA, Eylül ayında Franz Beckenbauer tarafından Galatasaray'a Millenium Kupası verilmiştir. Her ne kadar mali bakımdan o dönem eleştirilse de Faruk Süren başkanlığında kazanılan bu başarılarla adını tarihe yazdırmıştır.

TRABZONSPOR

Trabzonspor'da 3 dönem başkanlık yapan, şu anda faal olarak onursal başkanlığına devam eden Mehmet Ali Yılmaz hiç şüphesiz kulübün başkanlık tarihinde ön plana çıkan başkandır. Kulübün 45 yıllık tarihinde 3 ayrı dönem toplamda 12 yıl başkanlık koltuğunda oturmuş, gerek başarı anlamında; gerek altyapı, tesisleşme ve diğer branşlar anlamında büyük katkı sağlamıştır.


Başkanlığı süresince Trabzonspor 1 Süper Lig şampiyonluğu; 2 Türkiye Kupası, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 Başbakanlık Kupası başarılarını elde etmiştir. Biraz ironi olacak fakat Trabzonspor son lig şampiyonluğunu Mehmet Ali Yılmaz'ın göreve geldiği ilk dönemde, yani 83-84 sezonunda yaşamıştır. Trabzonspor'a tesis kazandırmış, şu an kendi ismi yaşatılmaktadır.







STSL'de Düşme Hattındaki Son Durum

16 Nisan 2013 Salı

Spor Toto Süper Liginde düşme hattı da en az Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki şampiyonluk mücadelesi kadar sıcak geçiyor.


Mersin İdman Yurdu maalesef lige çok erken havlu attı. 29 maçta sadece 21 puan toplayabildiler. Bundan sonra ligde kendi açısından  formalite maçları oynayacaklar fakat oynadıkları maçlar düşme hattını şekillendirecekler. Karabük, Akhisar ve Elazığ ile oynayacaklar.

Ligde 17.sırada olan Orduspor lige çok farklı hedeflerle başlamıştı halbuki. Hector Cuper ile Avrupa kupalarına katılma hedefi koymuşlardı kendilerine. Şu anda düşme potasındaki takımların arasındalar. Cuper'in yönettiği takımlara baktığımızda bu tarz durumlara rastlayabiliyoruz. Sezona hızlı giriş yapıp son haftalara doğru büyük düşüş yaşıyor Cuper'in yönettiği takımlar. İnter ve Valencia örnekleri var elimizde. Trabzonspor karşısında alının 1-0'lık mağlubiyet sonrası Cuper'in yerine göreve bir Ordu'lu olan Cevat Güler getirildi. Bundan önce de ligin bitimine 5 maç kala Galatasaray'ın başına geçirilen Cevat Güler bu sefer 6 maç kala Ordu'nun başında. Orduspor'un kalan maçlarına baktığımızda Ordu açısından pek de avantajlı bir fikstürle karşılaşmıyoruz. Evinde Kasımpaşa'yı ağırlayacak Karadeniz temsilcisi için tek çare 3 puan. Kasımpaşa maçından sonra sırasıyla; Beşiktaş (D), Bursaspor, Antalyaspor (D) ve en yakın rakibi Akhisar maçı var.

Akhisar Bld. Genç. ise ligin sürpriz ekiplerinden birisi oldu. Ligin ilk yarısında kötü bir performans sergileyen ekip, ligin ikinci yarısında çıkışa geçti. Devre arasında yapılan Kerem Bulut, Theofanis Gekas ve Oğuzhan Ağzar transferlerinden, özellikle de Gekas'tan yüksek verim aldılar. Mersin İdman Yurdu ve Orduspor'un aldığı mağlubiyetlerden faydalanarak 18.likten iki basamak yukarı çıkmayı başardılar. Elbette bunda Hamza Hamzaoğlu ve ona koşulsuz destek olan yönetimin de katkısı büyük. Akhisar'ın kalan maçlarına baktığımızda evinde Beşiktaş'ı ağırlayacaklar ve Bursaspor deplasmanına gidecekler. Bu maçları Antalyaspor, Mersin İdman Yurdu ve Orduspor maçları takip edecek. İşlerin son maça kalacağı düşünülürse son hafta müthiş bir mücadele bizi bekliyor olacak.

Belki de en büyük dezavantajlardan birine sahip İBB. Taraftar desteği... Az sayıdaki ''Boz Baykuşlar'' haricinde boş tribünlere oynuyorlar ve bu da ister istemez takıma olumsuz yansıyor. Devre arasında etkili oyuncuları Pierre Webo'yu Fenerbahçe'ye sattılar ve Tayfun Pektürk ile Zenke'yi aldılar. İBB'nin maçlarına bakacak olursak; Gaziantepspor, Sivasspor (D), Fenerbahçe, Trabzonspor (D), Kasımpaşa. Görüldüğü gibi İBB'nin de işi hiç kolay değil. Sivasspor deplasmanından itibaren çok zorlu maçlar bekliyor. Kupa hedefi olan Fenerbahçe, düşme potasına girmek istemeyen Trabzonspor ve Avrupa hedefi olan Kasımpaşaspor ile oynayacaklar.

Karabükspor kadrosuna hiç yakışmayan bir yerde diyebiliriz. Sezon içerisinde oldukça iyi sonuçlar alan, dört büyüklerin tümünü yenen Karadeniz ekibine adeta nazar değdi. Lua Lua ve İlhan Parlak'tan oldukça fazla verim aldılar. Devre arasında Hakan Özmert, Onur Cenik ve Umut Sözen'i aldılar. Kalan maçlarına baktığımızda işleri rakiplerine göre bir nebze olsun daha kolay diyebiliriz. İddiasız Mersin İdman Yurdu ile oynayacaklar. Ondan sonra Elazığspor, Gaziantepspor, Sivasspor ve Fenerbahçe maçları var. Elazığ ile oynayacakları maç adeta kader maçı. Bu hafta Galatasaray ile oynayan Elazığ, Karabük maçına daha sıkı sarılacaktır. İşler son haftaya kalırsa işi en zor olan takım belki de Karabük. Şampiyonluğu kovalayan Fenerbahçe ile oynayacaklar ve Mesut Bakkal ile öğrencilerinin işi hiç de kolay olmayacak.

35 puanla 13.sırada bulunan Yılmaz Vural'ın öğrencileri diğer rakiplerine göre biraz daha rahat. Fakat bu rahatlık sadece 1 maç sürebilir. Olası bir Galatasaray mağlubiyeti Elazığspor'u yeniden potaya sokar.  Elazığspor, Galatasaray(D), Karabükspor, Mersin İdman Yurdu, Gaziantepspor, Sivasspor (D) ile oynayacak. Özellikle Karabükspor ile oynayacakları maç belirleyici olacak. Devre arasında bolca transfer yaptılar. Mustafa Sarp, Mehmet Çakır, Önder Turacı, Eren Aydın, Tidiane Sane, Tolga Özgen, İvan Sesar, Roland Alberg, Hamza Çakır, Mario Jervis ve Emir Kujovic'i aldılar. Yapılan bu transferlerle ligdeki durumu karşılaştırdığımızda aklımıza şu soru geliyor: '' Çok transfer mi, az ama gerekli transfer mi?''

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger